MaviMelek
"Yeryüzünün öyküleri sonsuzdur. Biri anlatmayı bitirdiğinde, bir başka yerde, bir başkası anlatmaya başlar." - Tezer Özlü

[Öykü]"Azize" | Sultan Yavuz

Azize | Kara Çizme

"HERKES HERKESİ DÜZÜYOR"

Ne zamandan beri mai-siyah bir umutsuzluğa mutfağının pencerelerini açmış, günlerce ve günlerce onu beslemişti? Umutsuzluk çaresizlikten mi gelirdi? Ya boş vermişlik? Boş vermişlikle umutsuzluk arasında bir bağ vardı belki de? Evli değillerdi; sevgili hiç. İkisi sadece sevişiyordu belki de, susuyor ve sevişiyordu. Mutfağını pis işler için kullanma hakkını onlara neden vermişti; kedilerininki yetmiyor muydu zaten?

Aç bir kadını beslemek için ne gerekirdi? Ne kadarı gerekirdi? Doyumsuzluk. İçini yiyip bitiren bu kurt dölü! Çık aklından kırmızı yatak!

“Beynimin sol yanı sevgilim! Çıkmıyor aklımdan sevişmelerimiz. Bu mor ojeli tırnaklar başka bir sırta dantel işlerken, geçmişin ağırlığı beni öldürüyor. Beni kör ediyor, beni sağır!
Öldürüyor beni bu yoğunluk. Herkes herkesi düzüyor, başım ağrıyor gelgitlerinden. Tanrı, devleti; devlet, tanrıyı; devlet, halkı; ordu, tümünü ve kadın, kocayı; koca, kadını; insanlar fareleri ve fareler insanları...”

Tüm bunları düşünmek, onu aseksüel bir düşünür yapabilirdi. Onun yerine doyumsuz bir kambura dönüşmüştü. Onlarca insanın bıraktığı haz çığlıklarından oluşan devasa bir kambur.

Derin bir nefes çektiğinde sigarasından, onu içinde hissettiği o sihirli anlara geri gittiğini düşlüyor olmalıydı. Biricik aşkı; bir hiç uğruna gönderildiği ve bir hiç uğruna öldürüldüğü öcüler ülkesinden dönmeyen şerefli er.
Şimdi bu ıssız parktaki her şey onu o gecelere götüren imgelere dönüşüyordu. Ağaçların güçlü dalları, ilk sonbahar esintisi, çocuğunu emziren kadının anaçlığı, kedinin vahşice yırttığı çöp poşeti; aynı güdüyle karşı koyamadığı, o geçici olmayan tek tutku...

Kaydırağın sarmalından daha uzun ama onun kadar hızlı, zirveden ani bir düşüşle bedenini çarptığı toprak. Gerçek yaşam! Olanca kuruluğu, sertliği ve aynılığıyla. Gerçeklikten kaçmanın farklı yolları vardı. İnsan bir kez deneyimlediğinde süresizce o anda kalmak isteyebilirdi. Bu belki de hep kaydırağın sarmalında hiç toprağa çarpmadan hız yapmaktı. Ve şimdi geçmişi düşündüğünde, o müthiş anların tüm mucizevi yanının, sonunda o toprağa ulaşmak olduğunu anlamak, ne kadar da sevimsiz bir gerçeklikti. O gerçekliğe ilk çarpışında, tekrar tekrar yukarı tırmanırken yorulduğu o dengesiz düşüşler, ona mutlak kaçışın olmadığını ve sadece anlarla sınırlı kaldığını öğretti.

Eve koştu, üstünü başını parçaladı. Çıplaktı ve çıplaklık korkutucuydu gerçek dünya için. Bakınız; delilik. Kaçabildiği tek yer orasıydı şimdi; bedenine hapsolmuş ruhunu özgür kıldığı, kimliğinden utanmadığı, cinsiyetin ruhta olduğunu anlattığı yolculukları... Gitmediğinde ya dudaklarını ya bir kalemi kemirir ya da sigarasını ısırırdı. Onlarca fanteziyle çıktığı içsel yolculuklarıydı aslında o sıcak, terli ve ışıklı anlar. Onun için bir kayboluş, karşısındakiler içinse kendi keşiflerini yaptıkları mistik bir çadır gibi. Uzun örgülerinden sıkı sıkı tutan bir yoldaş, bir daha onunla edeceği yolculuklar için gün sayardı.

O mu? O hep açtı ve bu açlığın verdiği doyumsuz acı, gözlerinden dışarı bakardı. Bir dizi ritüelden oluşan ve her biri adeta bir şöleni oluşturan bu yolculuklar fon müziğinde “Ave Maria”yı yanına alırdı. Başkalarının hüzünlü orospularından ziyade başkalarının azizesiydi o ve tabii arınan daima karşı taraf...

Küçük korunaklı mabetlerini terk etmekten hep korkan o sefil kaçak oyuncular, onun yolculuklarını vahşilikleriyle sonlandıracaklarını umdular. Ama ölümün sadece daha da aydınlattığı açık gözlerinden süzülen ışığın “siz korkaklara acıyorum” diyeceğini hesaba katmadan. Üçüncü sayfa haberleri, faili meçhul bir travesti cinayetini daha veriyordu. Sevişmeyi bilen on beş-yirmi kişilik bir grup olayı protesto ediyor ve onun dediği gibi “toplumsal düzüşmeler” artarak devam ediyordu.

Mesleği başkalarına ne olduklarını anlatmak olan bir azizeydi o ama öldüğünde bunu bilen yalnızca yoldaşları oldu.

~~~
Sayı: 42, Yayın tarihi: 16/11/2009

Başa dön

MaviMelek | Retorikler | Öyküler | Şiirler | Derlemeler | Gökçeyazın | Denemeler | Hezeyanlar    ©2008 MaviMelek            website metrics