MaviMelek
Hermes Kitap
"Bir insan kilitli olmayan, ama içeriye doğru açılan bir kapıyı boyuna itiyor, çekmek aklına gelmiyorsa, odada hapistir." Yan Değiniler / Ludwig Wittgenstein

["Hayal Pusulası"]"Bir Mavi Peri" | Akın Olgun

Bir Mavi Peri

"NOKTALI SORULAR…"

Dilek ağaçlarında asılı kalan çaput parçaları gibi rüzgârlarda yörüngesiz sallanıyoruz. Hayatın herkese eşit umursamazlığında var olmak için kulaçlar attıkça, dalgalar bedenimizden, ruhumuzdan hakkına düşeni alıyor. Yaşam, boşuna bir çabanın hırpalanmışlığını bırakıyor hepimize. Göz açıp kapayıncaya kadar yanımızda olan her şey, bir bir terk ediyor bizleri. "Yalnız değilim" iç seslenişi sadece bir avutma tesellisi olarak eriyor gerçeğin acımasız kavuruculuğunda. Hiçbir şey doyurmuyor yalnızlığı. Zamanın açlığı acıktıkça alıyor ömrümüzün en güzel yıllarını ve en güzel anlarımız geçmişin tozlu raflarından elle tutulamayan hayallerimize bir mazi olarak devroluyor. Ve ben avuçlarımın içine düşen bakışlarımı okşayamıyorum artık. Dişlerimin arasında ezilen dudağımdan ince bir sızı yüreğime usulca yerleşirken, aldığım her derin nefes tenimdeki izleri uyandırıyor. Cam'a düşen her yağmur tanesinin parçalanması gibi lime lime oluyor kalbim. Düşüncelerimin kimsesizliği anlamsızlaşıp buharlaşıyor koca bir boşlukta.

Özlüyorum dedikçe tükeniyorum. Öfkelerim Kaf Dağı'nın arkasında soluklanıp benden çalınan her şeyi direnerek istiyor. Direndikçe tükeniyorum. Yenilginin boynu bükük mağduriyeti çeviriyor etrafımı. Çorap kaçığı çata pat bakışların arasında yargılanıyor sözlerim. İçimdeki son umut ise uçuşan toz taneciklerine yoldaşlık ediyor. Kalemimden müsveddelere notlar alıp uzaklaşıyorum aidiyetimin gururundan. Terk edilmeden terk ediyorum tüm savruluşları. Henüz yaşanmamış olan her şeyin yarım kalacağını bilmenin kehanetini savuruyorum rüzgârlara. Tüm yalnızlıklarım kendi çatlağını bularak akıyor hiç durmaksızın. Akıyorum ben de tüm sahte paylaşımları sorgulayarak. Yalnızlığın şiddetli fırtınasına karşı savunmasız yürüyorum sokaksız ve caddesiz, yürüyorum topraksız ve yurtsuz ve serseri bulutlar tepemde vefasız yağmurlarını düşürüyor üstüme üstüme…

Akıyorum kendi umutlarımın ızdırabında ve el ayak çekilince geceden, içimin beyaz sayfalarında kalıyor noktalı sorular. Dünden kalan sabahın kırıntıları son buluyor kirpiklerimde. Duygularımın paslı pervazları, çektiğim tüm acılarım eskici terkisinde sallanan kırık dökükler gibi sokaklara dağılıyor. Anlıyorum her şeyi, hem de çok. Anlıyorum anlamsız notlara inat. Biliyorum ki her şey benden habersiz gittiğinden beri, ben de gittim her şeyden. Şimdi umudun kıyısında demlenip yürüyorum yalınayak, çırılçıplak. Yürüyorum yıkarak tel örgülerimin çitlerini. Yürüyorum kanatarak ellerimi, çatlatarak göğsümde nefesimi yürüyorum yapayalnız, çırılçıplak.

Beynimde dalgalanan her sorunun cevabı, gözlerimi diktiğim tavan aralıklarından geri dönüyor bana. Kelimelerim huzursuz bir iç isyan örgütlüyor ve ben günün sonunda yalnızlığın sıra dışı kokusunu yudumlayıp, kıskanç paylaşımların sahte varlığına anti bilimsel ana-avrat küfürler ekiyorum.
Ve…
Gece sabaha döndüğünde, yalnızlığın uzatmalı kâbuslarından yorgun gözlerimi öperek uyandıran bir mavi perinin bir çift gözyaşı ile yüzünü, yüreğini, aklını, vicdanını benimle paylaşmasını seyrediyorum. İşte o an karanfillerden dualar düşüyor nefesime. Mutlu bir nazar tebessümü kalıyor çehremde. Ânı yakalıyor sıcak ve ıslak dudaklarım. İsyanlardan geri toplayıp sesimi huzura yatırıyorum. Yoksul umudu kadar sıcak güneşten yansımalar alarak aydınlatıyorum kalbimi. Toplayıp çalınan direncimi meydan okuyorum gelmişe, geçmişe, köhnemiş duygulara, bütün çirkinliklerin cilalı süslerine.

Meydan okuyorum korkusuz, tereddütsüz…


akinolgun@mavimelek.com

Başa dön

MaviMelek | Retorikler | Öyküler | Şiirler | Derlemeler | Gökçeyazın | Denemeler    ©2007 MaviMelek            website metrics