![]() » Sayı: 40 | 11/09/2009 |
Bir zamanlar Sulukule vardı… |
"SULUKULE ISSIZLIĞIN KUCAĞINDA BUGÜN..."[Öykü] "Sulukule" | Jale Sancak[Story] "Sulukule" | Jale Sancak "Ben Sulukule'de doğdum (Sulukule'deki bir duvar afişinden)
|
2006'dan sonra Sultan Mahalle el değiştirdi. Satıldı. Yıkıldı. Mahalle sakinleri taşındı. Yaşamlar artan zorluklarla ama aynı canlılık ve heyecanla sürüyor. Taşoluk'a gönderilen kiracıların çoğu yıkılan mahallenin yakınlarına, Karagümrük'e, Balat'a geri döndüler. Taşoluk'ta sadece 10 aile kaldı. Birkaç aile Edirne'ye, Bursa'ya göç ettiler. 1950'lerde de benzer şeyler yaşanmış buralarda. Asıl Sulukule, Vatan Caddesi'nin geçtiği yermiş. Surlar cadde boyunca devam ediyormuş eskiden. Şimdiki Vakıf Gureba Hastanesi'nin karşı tarafında, Emniyet'in, Yeni Belediye Binası'nın, alışveriş merkezinin olduğu yerlerde incir, dut bahçeleri, bostanlar varmış. Akgün Otel'e varıncaya kadar o bölge Sulukule'ymiş. Sur boyunca, Surlara bitişik 250 tane ev varmış. Caddenin olduğu yerde de 40-50 ev varmış. Kahveler, konaklar, gazinolar varmış. Mahalle'nin tam ortasından, Yenibahçeden, Yenikapı'dan geçerek denize bir ırmak akarmış. Mahallenin adı da bu sudan ve surlardan (kule) geliyormuş. Edirnekapı'dan Topkapı'ya kadar Sulukule Caddesi geçermiş. Mahallede sazlar çalınırmış, dans edilirmiş. 100 tane dansöz yaşıyormuş mahallede o zamanlar . Mahalle sakinlerinin çoğu Rumelili imiş. Bosna'dan, Makedonya'dan, Selanik'ten gelmişler. Rumlar ve Ermeniler de varmış. Hem Rum, hem Ermeni kilisesi varmış. 200-300 sene Rumlar, Ermeniler, Romanlar orada birlikte yaşamışlar. Meşhur müzisyen kemancı Tatar Ali, Mısırlı kemancı Bülbül Salih ile evlenen ses sanatçısı büyük Safinaz, Ali Şenses ve Huriye Şenses, Kemancı Variye, meşhur ses sanatçısı Gülistan, Bando Başçavuşu Krik Ethem, Bulgar İbrahim, Klarnetçi İhsan, Kandıralı'nın Kaynatası, Kemancı Âmâ Recep, Sofrom Çokyaşar, Anaka, Eleni, Afro, Rodiye Gözüpek, Pedro ve Nigar orada otururlarmış. 1958'de Vatan Caddesi yapılacağı için oralar istimlak edilmiş. Adnan Menderes mahalle sakinleri için özel bir site yapma sözü vermiş. Fakat 1960'da darbe olunca sözünü tutamamış. O zamanlar orada yaşayanların bir kısmı mahallenin yukarı kısmına, şimdi İGDAŞ'ın olduğu yere ve yukarısına taşınmışlar. Bunun dışındakiler İstanbul'un çeşitli yerlerine dağılmışlar. Şimdiki gibi, o zaman da istimlak gelince hak aramak zor olmuş. İstimlar bedelleri düşükmüş. Çoğu insan bilgisizmiş. Dedelerinin soyadları olmadığı için veraset çıkaramamışlar.
Sonraki yıkımlar 1966 yılında, Haşim İşcan döneminde olmuş. “Bir dernek kurun, size Turizm Bakanlığı'na bağlı bir yer verelim” demişler. O zamanlar Ekmek Fabrikası'nın olduğu yer uygun bulunmuş. Dernek kurulmuş. Uluslararası Çigan Festivali düzenlenmiş. Dernek'in yeri şimdiki Belediye'nin Yüzme Havuzu'na yakınmış. Maalesef kimseden destek gelmemiş, söz verildiği gibi yer de verilmemiş mahallelilere, 1966'da aniden Sulukule'nin yukarı bölümü de yıkılmış. Yıkımların en şiddetlisi 1966 Mayıs ayında bir düğün sabahı yapılmış. Kovalada'nın kızı, Takoz Mustafa'nın kaynanasının düğününün olduğu gün 200 zabıta, 50 güvenlik görevlisi, sabah 9'da makinelerle mahalleye gelip yıkım yapıyorlar. Nasıl Afrika'da yerliler darmaduman ediliyor, öyle olmuş. Bu yıkımda sokakta kalanlar olmuş; sokakta odun ateşiyle ısınmaya çalışarak yaşayan, aç yatan aileler. Mahallelilerin bir kısmı gene yukarıya, Sultan Mahalle'ye doğru taşınmış. O zamanlar Sultan Mahalle'deki Romanlar arabacılık, esnaflık ve ticaretle uğraşırlarmış. Müzisyenlik, dansöz oynatmak Sulukule'deki Romanların işiymiş. Fakat 1966'daki yıkımlardan sonra Sulukule'den Sultan Mahalle'ye taşınan romanlar eğlence evlerini, sazlı sözlü, danslı eğlence kültürünü burada da devam ettirmişler. Hüsamettin Bahtiyar, Zurnacı Emin, İnci Hala, Kör Remziye, Tarakçı İsmail, Topal Nigar, Lebibe, Galaza Dayı, Saatçi Ali, Hüsram Ağa, Muharrem Ağa, Necati Amca, Bakkal Veli, Arabacı Mestan, Cemal, Canik Hala, Atarabacı Hamdi, Şükrü Güveyler, Lebbe, Bekir Amca, Karanfil Zeki, Karabekir, Horoz, Necla Abla, Bakiye ve Siirtli Şaban 1966 sonrası Sultan Mahalle'de oturan, eğlence evi işletmeciliği, at arabacılığı, şöförlük gibi işlerle uğraşıyorlarmış. 1991'de eğlence evleri kapatılmış. Mahalle büyük yoksulluğa ve yoksunluğa terk edilmiş. Derken 2006'da tekrar bir yıkım kararı geliyor. 3 yıl süren kampanyalara rağmen mahalle kurtularılamıyor. Mahalleliler taşınıyorlar. Ancak uygulama projesinin kabul edilmesi öncesinde bir umut doğuyor. TOKİ mahalleliyi ve mahalle kültürünün dönüşünü mümkün kılabilecek bir projeye sıcak bakabileceğini bildiriyor. Mahallenin kaderi önümüzdeki günlerde belli olacak. Bizler “Yıkıma Hayır” demek için gitmiştik Sulukule'ye. Ancak tanık olduğumuz ekonomik ve sosyal sorunların aciliyeti ve büyüklüğü karşısında oradan ayrılamıyoruz. Mahalle bir afet bölgesi olarak tanımlanabilir. En acil ihtiyaçların başında çocukların sağlıklı ve yeterli beslenmesi geliyor. Bu konuda destek vermek isteyenlerin bizimle irtibata geçmesini rica ediyoruz. Funda Oral Not: Tarihi bilgiler eski dernek başkanı Ziyaeddin Kul ve şimdiki dernek başkanı Şükrü Pündük ile yapılan sohbetlerden alınmıştır. ~~~ |
| "İstanbul'la ilgili üzücü bir şey söylemek istiyorum. Sulukule'yle ilgili... Sulukule'de olanlar dünyanın her yerinde oluyor. İnsanları yerlerinden sürüp daha fazla McDonalds, daha fazla otel zinciri mi istersiniz? Yoksa tarihinizi, kültürünüzü korumak, sürdürmek mi? Seçim sizin... İstanbullular bu yıkıma birlikte 'dur' demeli. Biz dışardan gelen insanlar olarak elimizden geleni yaparız. Ancak İstanbullular dayanışmalı ve birlikte hareket ederek bu yıkımları durdurmalı." Eugene Hütz / Gogol Bordello | |
Video ayrıca buradan da izlenebilir: http://www.facebook.com/home.php?#/video/video.php?v=129989714297&oid=7042666263 |
|
Sulukule (Educate Thy Neighbor!) | Gogol BordelloStrets of Sulukule
|
Sulukule (Uyandır Komşunu!) | Gogol Bordello Sulukule sokakları (*) Brezilya'daki gecekondu bölgeleri
|