MaviMelek
"Gerçekleştirme değeri olan işler sadece zor işlerdir; çünkü değerli olan ile zor olan arasında gizemli bir bağ vardır." Jorge Angel Livraga

[Belgesel] "Zarokên Axa Qelişî" (Çatlamış Toprağın Çocukları)

Zarokên Axa Qelişî (Çatlamış Toprağın Çocukları)

«Doğmamış olan bir erkek çocuğun dilinden mevsimlik tarım işçilerinin trajedisi…»

Orijinali dili: Kürtçe
Yönetmen:
Ömer Leventoğlu
Sanat danışmanı:
Giyasettin Şehir
Senaryo:
Ömer Leventoğlu, Osman Xunaw
Müzik:
Egîdê Cimo, Orçun Yıldırım, Seliqê, Bilal Ekin
Seslendiren:
Osman Xunaw
Görüntü Yönetmeni:
Hasan Akgül

Bir insanın çilesi ya da çileli yaşam mücadelesi ne zaman başlar? Ne zaman tanışır zorlukla, acıyla, yok sayılmayla, yoksunlukla insan?.. Ne zaman mücadele etmesi, hayata tırnaklarını geçirmesi gerektiğini öğrenir?

Herhalde daha anne karnına düştüğü ilk andan itibaren… Hele rahmine düştüğü kadın yoksul bir kadınsa, hayatını bin bir zorlukla sürdürüyor, iyi beslenemiyor ve çok çalışıyorsa; doğacak olan bebek, yokluğu ve mücadeleyi daha annesinin karnında öğrenmiş olacak. Çünkü anne iyi beslenemediği için, karnındaki misafirliği boyunca ona yeterli besin aktaramayacak.

Peki bir insanın çilesi daha doğmadan da başlayabilir mi? Doğumundan önceki bir hikâyesi yok mu insanın? Vardır tabii ki.

Zarokên Axa Qelişî (Çatlamış Toprağın Çocukları)

Anne karnına düşmeden yaklaşık olarak iki ay öncesinden tanışır Yönetmen Ömer Leventoğlu, böyle bir insanla. Ceylanpınarlı aileyi tanıdığında anne iki aylık evlidir henüz. Çalışma takvimi boyunca annenin hamile kalmasına ve sezonunun sonunda da doğumuna tanık olur. Yaklaşık olarak bir yıl boyunca izliyor aileyi. Ve doğmamış olan bir erkek çocuğun dilinden mevsimlik tarım işçilerinin trajedisini anlatıyor belgeselinde.

Geçtiğimiz günlerde Urfa'nın Ceylanpınar ilçesindeki tartışmalı galasının ardından çeşitli festivaller ve kültür merkezlerinde gösterime giren "Zarokên Axa Qelişî" yani "Çatlamış Toprağın Çocukları", Leventoğlu'nun ilk belgeseli, bundan önce de 2006 yılında "Êşa Şewatê" (Yanık Sızısı) isimli Kürtçe bir filmin yönetmenliğini yapmış.

Zarokên Axa Qelişî (Çatlamış Toprağın Çocukları)Orijinal dili Kürtçe olan "Çatlamış Toprağın Çocukları"nı çekmek için yaklaşık olarak bir yıl boyunca Ceylanpınarlı iki aileyi izleyen, bu ailelerin zorlu koşullar altında Ceylanpınar'dan başlayarak mevsimlik tarım işçisi tanımıyla çalışmaya gittikleri yolculuklara eşlik eden, gittikleri yerlerde yaşadıkları zorlukları kayıt altına alan ve geri dönüş yollarında da onlarla beraber olan Leventoğlu ve ekibi; Çukurava'nın geniş arazilerindeki enginar, pamuk, biber, mısır vb işçilerinden, Orta Anadolu'daki pancar, soğan, patates işçilerine, Karadeniz'deki fındık işçilerinden Ege'deki üzüm, bostan işçilerine kadar hemen hemen tüm mevsimlik işçilerin trajedilerine odaklanıyor belgeselinde.

Her sezon başında gündeme gelen kaza haberleriyle hatırlanır daha çok Türkiye'de mevsimlik işçiler. Ucuza getirilmek için, hiçbir trafik kuralına uymadan, kamyonların kasalarına kapkacaklarıyla balık istifi doldurulan bu yoksul insanlar, aynı zamanda gittikleri yörelerdeki ayrımcılıkla da mücadele etmek zorundadırlar. Günlük çok düşük ücretlerle çalıştırılan, çoğu kez paralarını zamanında alamayan bu yoksul insanlar, böyle bir çalışma için tüm aile fertleriyle birlikte de seferber olmak durumunda kalıyorlar.
Hangi anne baba çocuğundan 5-6 ay uzak kalmak ister? Hadi diyelim istesin, peki geride bırakacağı çocuğunu/çocuklarını emanet edebileceği bir sosyal güvenlik kuruluşu var mı? Yok! Ya da evin hasta ve yaşlıları?..

Gittikleri yerlerde kaldıkları derme çatma çadırlardaki yaşam ise ayrı bir kâbustur. Bir de bu koşullar altındaki, dört beş aylık hamile bir annenin karnındaki bebek için daha doğmadan başlayan çileyi düşünün…

Zarokên Axa Qelişî (Çatlamış Toprağın Çocukları)

Hayat hikâyesini, annesinin karnına misafir olmaya başlamadan yaklaşık iki ay önce başlattığı bebeğin gözünden Güneydoğu'daki yoksulluğu tüm çıplaklığıyla gözler önüne seren "Zarokên Axa Qelişî", aynı zamanda Kürt sineması için de bir umut. Bir de tabii tarihinde ilk kez bir çadırda da olsa (gala için belediyenin kaymakamlıktan salon talebi, filmin orijinal dilinin Kürtçe olması nedeniyle karşılanmadı) bir filmin galasına tanık olan Ceylanpınarlılar için de önemsenen bir yapıt olmuş Leventoğlu'nun belgeseli.

Gazeteci, yazar ve yönetmen gibi birçok sıfatı birden taşıyan Leventoğlu ise bir söyleşisinde şöyle özetliyor "Çatlamış Toprağın Çocukları" belgeselinin ortaya çıkış sürecini:
"Belgeselin ismi "Zarokên Ax a Qelişî", yani "Çatlamış Toprağın Çocukları…" Türkçe ismi ise "Ter Mevsiminin Çocukları". Bu ismin şöyle bir hikâyesi var. Ben mevsimlik işçi meselesi ile yaklaşık 14 yıldır uğraşıyorum. Üniversitedeki bitirme tezim "Çukurova Bölgesindeki Tarım İşçilerinin Sosyo-Ekonomik Koşulları" idi. O dönemden beri birçok yayın organında bu konuyla ilgili yazılar yazdım. Sonunda 2006 yılının başlarıydı. Bir trafik kazası haberi duydum tarım işçileriyle ilgili. Bu haberde Ankara'ya yakın bir yerde, ailesiyle birlikte 9-10 yaşlarında bir kız çocuğu trafik kazasında ölmüştü. Bu olay beni çok etkilemişti. Bu konuda bir hikâye yazmayı düşünüyordum, elimde bir fotoğraf vardı. Bu fotoğrafta iki tane kız çocuğu, onların sırtında da iki bebek… Ben bu resimdeki çocuklara bakarken, ölen o kızı düşünerek bir hikâye yazdım ve başlığını da "Ter Mevsiminin Çocukları" yaptım. İşte belgesel projesi ortaya çıktığında da aynı isimle yapmayı kararlaştırdım."

Zarokên Axa Qelişî (Çatlamış Toprağın Çocukları)Leventoğlu'nun henüz gösterimlere çıkan sinema filmi Zarokên Axa Qelişî, ama önümüzdeki aylarda tamamlamaya çalıştığı 3 bölümlük televizyon belgeselinin ismi ise Ter Mevsiminin Çocukları… Her iki belgesel de aynı konuyu işliyor, kimi yerlerde aynı kahramanlarla tanışıyoruz, konunun işlenişi, formatı, dili bakımından iki belgesel birbirinden çok farklı. Zarokên Axa Qelişî'nin orijinal dili Kürtçe olmasına karşın, Ter Mevsiminin Çocukları'nın orijinal dili Türkçe… Ter Mevsiminin Çocukları'nda işçilerle, elçilerle, sendikacılarla, akademisyenlerle, bu konuyla ilgili sivil toplum temsilcileriyle röportajlar da yer alıyor, oysa Zarokên Axa Qelişî, kurmaca bir film tadında, ama görüntü ve kahramanlarıyla belgesel olan bir sinema filmi.

"Kurmaca tadında bir hikâye"

Ömer LeventoğluAslında Leventoğlu'nun, filmin bugüne kadarki gösterilerinde karşılaştığı en çarpıcı sorulardan biri şu olmuş: "Film belgesel gibi gerçek zaman, mekân ve insanlar var ama tek bir röportaj yok, film kurmaca gibi ama tek bir oyuncu ve rol yok, bu filmin tam formatı ne?" Ömer Leventoğlu da formata ilişkin literatürde kabul görecek şu ya da bu nitelemeyi kafasına takmadığını söylüyor. Şöyle diyor: "Ben hikâyeler anlatıyorum; dilini, üslubunu, formatını, şu ya da bu literatürde karşılık düştüğü tanımı çok önemsemiyorum. Belgesel kategorisinde festivallere gitsek de, hikâye kurmaca tadında. Ana karnında bir çocuk konuşmaya başlıyor ve bir yıl boyunca olup biteni kendi gözlemiyle anlatıp duruyor. Filmin sonunda çocuğun dünyaya geldiğini, adının Nurullah konduğunu öğreniyoruz. Bu yönleriyle de sinema ve öyküde 'ters kurgu' denen bir yöntem izlenmiş gibi, oysa bu da doğru değil, çünkü gerçekten de çocuk dünyaya geldiğinde, yani tarlalarda işler bitip de işçiler kışa girdiğinde dünyaya geldi çocuk…"

Zarokên Axa Qelişî (Çatlamış Toprağın Çocukları)Bir fotoğraftan da başlayabilir bazen bir hikâye. Gerek hikâyesiyle gerekse de dikkat çektiği toplumsal sorunlar nedeniyle izlenmeye değer bir belgesel "Zarokên Axa Qelişî." Film, şimdilerde festivaller ve bazı özel gösterimler dışında görücüye çıkmamış henüz. Yönetmen Leventoğlu, 1 yıl sonra piyasaya CD ve DVD'lerini de çıkartacaklarını söylüyor.

Ne diyelim, eğer bir festivalde duyarsanız, ya da bir kültür sanat kurumunun ilanında görürseniz Zarokên Axa Qelişî'yi, "kaçırmayın" deriz…

Not: Ayrıca 1 yıl boyunca devam eden çekimler sonrasında, çekim ekibi Nurullah'ın doğumunu bekliyor, ama aksilik bu ya, geç doğum olacak… Ekip 25 gün boyunca Ceylanpınar'da kapanıp kalıyor mu… İşte Yönetmen Leventoğlu'nun o zaman yazdığı "Nurullah'ın İnadı" adlı yazıyı okumak isteyenlere: www.diyarbekir.net/cgi-bin/index.pl?mod=news;op=author_id;id=562

MaviMelek Edebiyat Kültür Sanat Servisi

Sayı: 26, Yayın tarihi: 09/06/2008

Başa dön

MaviMelek | Retorikler | Öyküler | Şiirler | Derlemeler | Gökçeyazın | Denemeler | Hezeyanlar    ©2008 MaviMelek            website metrics