MaviMelek
Hermes Kitap
"Kendini keserek aç. Ölmeden önce bana hayat hikâyemi anlat. Kendini dikerek kapat." Görünmez Canavarlar / Chuck Palahniuk

[Editör'den] - Hasan Uygun Ölümüne Sadakat

"Hastalıklı Yaratıcılık ya da Chuck Palahniuk"

“Edebiyat nedir" sorusuna yanıt aradığım bundan önceki "editör"den yazılarımda, edebiyatın ne olup olmadığı, edebiyatçıların nasıl insanlar oldukları, ne yiyip ne içtikleri, gıdalarına nasıl dikkat ettikleri hususunda kafa yormuştum epey –aslında hâlâ daha aynı konuya kafa yoruyorum ya…

Yaratım denilen süreci Tanrının elinden alıp gerektiğinde Tanrıyla bile boy ölçüşebileceğini gösteren yazar için edebiyat, yaratıcılığını konuşturabileceği en özgün alandır bence. Edebiyat yaparak gerçeği yeniden kurgulayan yazar, bu eylemi esnasında ekonomik, politik, sosyolojik ve psikolojik birçok etkene de açıktır. Ve bu etkenler belirler çoğu zaman yazacağı metnin akışını…

Ancak Aragon'un bir klasik haline gelmiş olan dizesi "Mutlu aşk yoktur"u, -çocuklar için yazılmış masal kitaplarını ayrı tutarak- "mutlu edebiyat eseri yoktur" olarak genellersek, yazma eylemi esnasında yazar, yukarıda saydığım etkenlerden kendini ne kadar sıyırmış olursa olsun yine de cıvıl cıvıl ama tekdüze bir hayatın, içinde hiçbir sürpriz veya heyecan barındırmayan bir eylemin, mekanik bir saatin tik takları gibi, her zaman akreple yelkovanın ardı sıra gelişini andırır cümlelerin okurun üzerinde herhangi bir etki bırakmayacağını, hatta çoğu kez kayda bile alınmayacağını bilir. Bu yüzden yazar, söylenmemiş gerçeğin peşindedir hep. Tutkulu bir hafiye gibi bilinçaltımızın derinliklerini didikler, yüzeye çıkması gereken çamuru çıkartır, akması gereken irini boşaltır.

Edebiyatçıyı Tanrıdan ziyade bir Şeytan olarak düşünürsek… Edebiyatçı boyun eğmeyi, itaat etmeyi, verili koşulların devamını değil, yeninin içinde serpilip büyüyecek olan güzelliği işaret eder hep. Ve bilmek için değil de unutmak için çaba sarf ettiğimiz bazı gerçekleri fısıldar kulaklarımıza bizim adımıza eserlerinde. Kendi başımıza yapmaktan korktuğumuz, ancak üzerindeki kabuğun mutlaka sıyrılması gereken bir yaraya müdahale eder gibi girer hayatlarımıza. Hem doktorumuz hem de celladımız olur bir süre sonra; iş ki, insan denilen canlıyı bu düzeyde tanıyabilmekte, alnından olmasa bile, onun süreçlerine katılarak onu okuyabilmekte…

Gözlem dediğimiz şey işte tam da burada devreye girer. İyi bir yazarın niteliklerini sıralarken, diğer pek çok parafın yanında gözlem gücü önemli bir ayrıntıdır. Son yıllarda Beat kuşağının sembol yazarlarından William Burroughs'un izinden giden, edebiyatta minimalizm akımının öncülüğünü yapan ve gözlemini tüketim toplumunun zavallılığı üzerine yoğunlaştıran genç bir yazar var ki, ortaya koyduğu eserlerinde içselleştirdiği olguların detaylarında kaybolmamak, insanlığın geleceği hakkında kaygılanmamak ve önemlisi her cümlesinden sonra sarsılmamak mümkün değil. Edebiyatta ‘hastalıklı yaratıcılık' olarak bilinen ve Dostoyevski'nin eserlerinde görmeye alıştığımız insan varoluşunun derin sancılarını; aile, toplum, din, ahlak, inanç vb konulardaki eleştirel tavrı Palahniuk'un da bütün eserlerinde görmek mümkün.

Çara karşı işlemiş olduğu bir suçtan dolayı idama mahkûm edilen ve tam idam hükmü uygulanacakken, son anda ipten dönen Dostoyevski'nin geri kalan hayatında varoluş üzerine yoğunlaşması gibi, "tüm umudumuzu kaybetmek; özgürlüktür" diyen ve daha önce intihar girişiminde bulunan, bir süre ölümcül derecede hasta bazı insanların grup toplantılarında gönüllü olarak çalışan bir yazarın da Dostoyevski'nin izinde gitmesinde zaten garipsenecek bir şey yok.

Tam adıyla Charles Michael "Chuck" Palahniuk, 1962 yılında Carol ve Fred Palahniuk'un dördüncü oğlu olarak Washington'ın Burbank kentinde dünyaya geldi. Aynı kentte geçirdiği çocukluk yıllarının ardından, anne babasının boşanması üzerine kardeşleriyle birlikte Washington'un doğusunda çiftçilik yapan büyükbabasının çiftliğinde yaşamaya başladı.

Yazarın biyografilerinde yer alan ilginç bir anekdot, Palahniuk'un yazım serüveninde önemli bir noktayı işaret eder. Palahniuk, Oregon Üniversitesi gazetecilik bölümünden mezun olduktan sonra kısa bir süre yerel bir gazetede yazar, ama daha sonra kamyon imalatı yapan bir fabrikada tamirci olarak işe girer. Burada da tamircilikten yazım kılavuzluğu yazarlığına terfi eder… Bu döneminde aklında yazarlık diye bir şey yoktur ve gazetecilik mesleğinden de tamamen kopmuştur. Ancak Landmark Education tarafından düzenlenen bir seminere katıldıktan sonra fabrikadaki işinden ayrılmaya karar verir ve evsizler için yapılacak bir barınma yurdunun çalışmalarında gönüllü olarak görev alır. Bu görev aslında onun yeniden döndüğü gazeteciliği için bir projedir de…

İlk öykülerini otuzlu yaşlarının ortalarında yazan Palahniuk, bu esnada aralarında Tom Spanbauer'in verdiği yaratıcı yazarlık kursu dahil birçok yazarın kursuna da katıldı. Başta Spanbauer olmak üzere derslerine katıldığı birçok yazar onun minimalist yazım tarzını çok beğendi, hatta ondan etkilendi.

1990'lı yıllarda yazdığı "Insomnia: If You Lived Here, You'd Be Home Already" kitabı yayıncılar tarafından reddedilince hiç gocunmadı, yılmadı, usanmadı; oturdu yeni kitabını yazdı; ancak yeteri kadar "rahatsız edici" bulunan yeni kitabı "Invisible Monsters - Görünmez Canavarlar"ın kaderi de ilk kitabıyla aynı olunca Palahniuk, çareyi eski işine geri dönmekte buldu. Zira yayıncıları kitapları konusunda ikna etmek neredeyse deveye hendek atlatmaktan zordu. Aldığı onlarca ret cevabından sonra aslında kafasında hâlâ bir sürü proje vardır ve asıl işinden artan zamanlarında "Fight Club - Dövüş Kulübü"ün hikâyesine yoğunlaştı.

1995 yılında, daha sonraları "Dövüş Kulübü" kitabının altıncı bölümü olacak olan ve Pursuit of Happiness ismini verdiği kısa hikâyesini yayımladı. Umutsuzca, yayıncısına bu hikâyeyi aslında genişletmeyi düşündüğü fikrinden bahsederken yayıncısının bu projeye olur vermesi yazarın hiç beklemediği bir şeydi. Yaşadığı şaşkınlıkla birlikte kitaba dört elle sarılması da bir oldu.

"Dövüş Kulübü" kitabı 1996 yılında yayımlandı. Kitapla ilgili aldığı birçok olumlu eleştirinin yanında, Pacific Northwest Booksellers Association ve Oregon Book Award'ın verdiği "En İyi Roman" ödüllerinin de sahibi oldu.

Görünmez Canavarlar

Herkesin kabul edeceği gibi, Palahniuk'un edebiyat kariyerinde etkili olan, aslında eleştirmenlerden aldığı övgü dolu sözler ve kazandığı ödüllerden çok "Dövüş Kulübü"nün yönetmen David Fincher tarafından 1999 yılında beyaz perdeye uyarlanması oldu. (Bu konuda Irwine Welsh'le ne kadar benzediklerine dikkatinizi çekerim.) Filmin gişe başarısı üzerine "Dövüş Kulübü" kitabı 1999'da, film adaptasyonu hakkında yazarın önsözünü içeren bir ekle 2004'te ve 2005 yıllarında olmak üzere toplam 3 kez yeniden yayımlandı. Daha önce yayıncılar tarafından sürekli reddedilen, ama her şeye rağmen yine de pes etmeyen Palahniuk'un "Dövüş Kulübü"yle birlikte edebiyat ve sinema dünyasının kült bir figür haline gelmesi daha önce yayınlanmayan kitaplarının da kitapçı raflarında yerini almasını sağladı. "Görünmez Canavarlar"ın ardında gelen "Surviver - Gösteri Peygamberi"nin New York Times'ta çok satanlar listesine girmesi yazarın barutunun bir atımlık olmadığına dair güçlü bir dalaletken, 2001 yılında yayımlanan "Choke - Tıkanma" da aynı ilgiyi görünce, o tarihten sonra yayımlanan bütün kitapları merakla beklenen bir yazara dönüştü.

Amerika'da en son 2007 yılının mayıs ayında "Rant: An Oral Biography of Buster Casey" isimli kitabı yayımlanan yazarın, Türçede'ki bütün kitapları Türkiye'de Ayrıntı Yayınları tarafından yayımlandı.

01/10/2007

hasan@mavimelek.com

Başa dön

Editör'den

Editör'den - "Geç Gelen Mutluluk: Bir Yazarın Türkiye Macerası (Nick Hornby)"

Editör'den - "Bir Put Kırıcının Olgunluk Çağı / Irvine Welsh"

Editör'den - "Sisteme Direnen Şair"

Editör'den - "SimSiyah Kitaplar Her Cebe Sığıyor"

Akın Olgun / Avrupa Ajansı (Röportaj) - "Mavi Melek Sınırları Aşıyor..."

Editör'den - "Milliyetçilik ve Dil"

Editör'den - "Gündemin İçinden"

Editör'den - "Biz Edebiyat Yapıyoruz, Ya Siz? III"

Editör'den - "Biz Edebiyat Yapıyoruz, Ya Siz? II"

Editör'den - "Biz Edebiyat Yapıyoruz, Ya Siz?"

Editör'den - "Cümle Kapısı Edebiyat"

MaviMelek | Retorikler | Öyküler | Şiirler | Derlemeler | Gökçeyazın | Denemeler    ©2007 MaviMelek            website metrics