MaviMelek
Yüxexes
"Gerçekten zekâsı olmayanlar, önemsiz günlük olaylarda kurnazlıklarını devreye sokarlar..." İvan Gonçarov, Oblomov

Editör'den

Hasan Uygun

Hasan Uygun
"MİLLİYETÇİLİK VE DİL
"

Sabah akşam, gündüz gece neredeyse yediden yetmişe herkesin siyaset dışında bir şey konuşmadığı şu son günlerde, bizim de siyasetten referansla bir konuya giriş yapmamız Mavi Melek okurlarını şaşırtmasın. Ancak bu yazımda başlangıç noktam siyaset ve siyasetçiler olmakla birlikte, üzerinde asıl durmak istediğim konu milliyetçilik ve dil meselesidir. Bu yüzden baştan uyarmak istiyorum ki, bu yazının devamında siyaset olmayacak.

Sizi bilmiyorum; ama benim anlayamadığım hatta şaşırdığım bir konudur: milliyetçiliğin her dönem geçer akçe olduğu ve son dönemde ise iyice ayyuka çıktığı Türkiye'de nasıl oluyor da Türk dili bu kadar özensiz ve kuralsız kullanılıyor. Tashih hatalarını saymazsak, çoğunlukla bir cümle olma özelliği bile olmayan bazı düşünce kalıplarıyla özellikle İnternette milliyetçilik konusunda ahkam kesenler acaba yazım kılavuzu diye bir şeyin varlığından haberdar mı?

Ve kendi ulusunun özelliklerine bu kadar içten bağlı bir halkın dilini sürekli ıska geçmesi nasıl bir yaman çelişkidir? Yoksa dil, milliyetçiliğin unsurlarından biri değil midir?

Mesela, Türkiye'de milliyetçilik konusunda hiçbir siyasi görüşe pabuç bırakmayan bir partinin bir milletvekili adayının birkaç gün önce gördüğüm bir afişi: üstte kalın puntolarla Atatürk'ün veciz bir sözü, "Ne Mutlu Türküm Diyene." Altta ise daha küçük puntolarla bu görüşe katılımı bekleyen ve bu katılımdan yarar uman bir ifade: "Sizde Katılın!"

Bakıyorum ve sadece gülümsüyorum. Tamam! Bizde katılalım; ama biz bizde katılırsak size bir faydamız olmayacak ona göre! Ancak bizim de bu görüşe katılmamızı bekliyorsanız önce 'de' bağlacını ayrı yazın ki biz de size katılalım.

Öte yandan en çok itham edildiği konu olmasına rağmen, milliyetçilik davasında kendisine toz kondurmamaya çalışan iktidar partisinin ise, ısrarlı bir şekilde bütün afiş, pankart, flama vb basılı çalışmalarında 'her' ve 'şey' kelimelerini sürekli bitişik olarak kullanması ayrı bir meseledir. Bu mesele de ister istemez 'bu adamlar hiç mi yazım kılavuzuna bakmayı akıl etmiyorlar' sorusunu beraberinde getiriyor tabii.

Türkçe'de ilgi eki olarak kullanılan 'ki' eki ile bağlaç olarak kullanılan 'ki' ve 'mi' soru eki en çok karıştırılan konulardır. 'de' bağlacı ise hemen ardından gelir. Bu sırayı bileşik ve ayrı yazılan kelimeler ile ikilemeler takip eder. Bilimsel ve teknik gelişmeler ile küreselleşme çağının olmazsa olmazlarından yabancı dillerden Türkçe'ye geçen kelimelere hiç değinmiyorum; çünkü bu konuda da herkes ayrı telden çalıyor. Sadece küreselleşme kelimesi bile başlı başına bu karmaşayı örneklemeye yeterlidir bence. Mesela İngilizce'yi sular seller gibi konuştuğunu düşünen bir kesim ısrarla küreselleşme kavramını globalizm olarak Türkçe'ye geçirirken bu konuda herhangi bir araştırma gereği duymayanlar veya aynı özentinin kurbanı olanlar da aynı yanlışı sürdürüyor.

Noktalamalar konusuyla şapka kullanımı ise ayrı bir kaos durumudur.

Dükkân, büfe, pastane vb yerlerin vitrinlerinde, o işyerlerinde satılan veya verilen hizmeti gösteren tabelalarda da tam bir evlere şenlik havası mevcuttur. Mesela, bir büfenin camında liste altta sıralanmış: limonata, ayran, vişne suyu, çay, gazoz, kola, meşrubat, salep, şerbet vs… Sanki meşrubat, saydığı onca şeyi kapsamıyormuş gibi ayrı bir ürün olarak girmiş listeye. Şimdi, itiraz sesleri yükselmeden, hemen bir açıklama yapmak istiyorum; elbette ki meşrubat çeşitleri diyerek alt alta az önce saydıklarımız ve buna girebilecek içecek türlerinden oluşan bir liste yapılabilir; ama meşrubatı bu listenin ortasına bir yere yerleştirirsek ayrı bir ürün olarak algılanmaz mı?

Bir de bazı kelimeler vardır ki bunların üzerinde kolay kolay bir uzlaşma sağlanamadığını görmek ayrı bir ıstırap konusu. Mesela sabah kahvaltılarının vazgeçilmezi poğaça. Fırıncı vitrinlerine baktığımızda 'poğaca' olarak yazanından tutun da 'poğca', 'boaca' ve 'poaça'ya kadar farklı birçok yazım şeklini görmek mümkün.

Bu noktada gelebilecek bir itirazı daha önlemek adına, şunu da ilave etmek istiyorum. Elbette ki afiş, vitrin, tabela vs yazıları çoğunlukla reklamcıların elinden çıkıyor. Ve Türkçe'nin en büyük katillerinden olan reklamcılar, lütfen arada siz de yazım kılavuzuna bakın. Bakın ki, Türkçe'yi katlederek yapmış olduğunuz yaratıcı çalışmaları gölgelemeyin.

Sokakta konuşulan Türkçe'ye ise hiç girmek istemiyorum. Çünkü sokaktaki Türkçe de tam bir deli pöstekisi meselesi.

Temel Yazım Kılavuzu
Bu konu elbette ki çok daha kapsamlı örneklerle sürdürülerek inceleme derinleştirilebilir; ancak bu yazının sınırlarını zorlamamak adına şimdilik bir 'es' koyuyor ve aynı konuyla ilgili bir kitaptan bahsetmek istiyorum. İlk ve ortaöğrenim öğrencileri ile günlük yaşamda çeşitli yazım sorunlarıyla karşılaşanlar ve üşenmeyip bakmak isteyenler için bir kitap: "Temel Yazım Kılavuzu". Dilbilimci Nijat Özön'ün Kabalcı Yayınevi'nden yayımlanan kitabı, 45.000'den çok madde başı ve sözcükle bugüne dek yayımlanan en kullanışlı ve içerikli yazım kılavuzu olma iddiasında. Ayrıca, yazım kurallarını özel bir bölümde açık ve bol örneklerle ele alan kitap ayrıntılı bir biçimde odaklanmış konulara.

Milliyetçiliğin kör kuyularından bir an için çıkmak isteyenler ile Türkçe'yi kullanan istisnasız herkesin, Türkçe'nin yazım kuralları konusunda bilgilenecekleri bir kitap olan "Temel Yazım Kılavuzu" mavimelek.com'da da yayınlanan yazılarda esas alınan bir kaynak.

Bu kitapla yetinmek istemeyenler ise ayrıca www.tdk.gov.tr'nin sitesinden yararlanabilir veya yine Türk dili konusunda bir uzman olan Ali Püsküllüoğlu'nun Arkadaş Yayınları arasında yer alan "Yazım Kılavuzu"na bakabilir.

19/07/2007

hasan@mavimelek.com

 

Editör'den - "Gündemin İçinden"

Editör'den - "Biz Edebiyat Yapıyoruz, Ya Siz? III"

Editör'den - "Biz Edebiyat Yapıyoruz, Ya Siz? II"

Editör'den - "Biz Edebiyat Yapıyoruz, Ya Siz?"

Editör'den - "Cümle Kapısı Edebiyat"

MaviMelek | Retorikler | Öyküler | Şiirler | Derlemeler | Gökçeyazın | Denemeler    ©2007 MaviMelek            website metrics