MaviMelek
Hermes Kitap
"Susmak dilsizleşmek değil, konuşmaktan kaçınmaktır, yani gene bir tür konuşmadır." Edebiyat Nedir / J.-J. Sartre

[Editör'den] | Hasan Uygun

Hâlâ Yeterince Eğlendirici Değiliz…

"HÂLÂ YETERİNCE EĞLENDİRİCİ DEĞİLİZ…"

Sıcaklar fena bastırdı. Herkes efil efil esen bir yerlere kaçma telaşında. Çok çalıştık çok yorulduk, şimdi biraz da keyif zamanı. Deniz, kum, güneş üçlüsü her zamanki favorimiz tabii. Ancak tatil yapanı var yapamayanı da… Gönül ister ki hep beş yıldızlarda sürsün hayat. Hatta hiç çıkmayalım oralardan, sorumlulukları boşlayalım ve keyfimize bakalım gönlümüzce. Hoplayalım, zıplayalım, yüzelim, eğlenelim vs.

Garip bir çelişkidir, elin oğlu/kızı tüm yıl boyunca işte güçte koştururken, edebiyat, kültür ve sanata yeterince vakit ayıramadığı için tatil zamanlarını kişisel gelişiminin eksik kalan yanlarını tamamlamak için değerlendirmeye çalışır. Tatilde okuyacağı kitapların, gezeceği müzelerin, katılacağı kültür sanat etkinliklerinin listesini çıkarır. Plajlarda herkesin yan gözlerle birbirini kestiği, çıkarmaya çalıştığı ya da güneş şemsiyelerinin altında ense yaptığı o boş addedilen zamanlarda, kafasını 1.000 küsur sayfalık bir kitabın içine gömmüş ısrarla okumaya çalışan yabancılar hep garip gelmiştir bize.

Oysa tatil denildiğinde her şeye boş verilmelidir. Varsa yoksa eğlence; öbür türlü tatil başka ne işe yarar ki?..

Her yazın başında Türkiye'de yayıncılık ciddi bir duraksama yaşar. Yayınlanan kitap sayısı düşer. Yayıncılar kara kara, yazı en az hasarla geçirmenin planlarını yapmaya başlar. Bir kısmı en azından günlük yemek, yol vb rutin giderlerden kurtulmak için personeli tümden tatile gönderir. Bir kısmı da yaza uygun hafif kitaplar yayınlayarak ticari faaliyetini garanti altına almaya çalışır.

Sonbahar, kış ve ilkbahar mevsimleri boyunca ciddi konularla beyinleri yeterince hamurlaşmış entelijansiyamıza ciddi bir hizmet; çok düşündük, çok irdeledik, çözüm üretmeye çalıştık memleket sorunlarına dair; eh o kadar da keyfimiz olsun değil mi? Şimdi kafamızı yormayacak, okurken eğlenebileceğimiz kitaplar bizi bekliyor. Mesaj bu! Peki bahsi geçen kitaplar da yeterince ilgi görüyor mu? Bence hayır! Okumak bir alışkanlık olarak günlük yaşam içinde yerini bulamıyorsa, kitap elbette ki zül; ya da en fazla diğerlerinden farklı görünme nesnesi; hatta bir statü sembolü olarak tatil çantalarımızın dibinde kendi halinde dinlenen, güneş yüzüne hasret zavallı bir varlık.

Yeterince düşündük ve çözüm üretebildik mi peki? Yeni açılımlar peşinde koştuk mu? Edebiyat, kültür ve sanattaki gelişmeleri eksiksiz takip edip dünyayla iletişim içine girmeye çalıştık mı?

Maalesef bu soruları da hayır diye yanıtlamak kesinlikle abartılı bir yaklaşım olmayacaktır. Son yıllarda Türkiyeli yazarlar dünyaya açılıyor, birçok yazar geçtiğimiz aylarda Türkçe dışında farklı dillerde de okunma ayrıcalığına kavuştu; fakat gelin görün ki bu gelişmeler herhangi bir üçüncü lig futbol maçından bile daha az ilgiye değer görüldüğü için çoğunlukla ya basında hiç yer almadı ya da birkaç satırla geçiştirildi.

Alabildiğine şişirilen futbol balonu, modern zamanların gladyatörlerini ekranlarımızın değişmez nesnesi haline getirirken, öte yandan hâlâ Hrant Dink'in cinayetine dair karanlık noktalar aydınlatılamadı, ihmali olanların sorumluluğu ortaya çıkartılamadı ve hâlâ da Hrant'ın başını yiyen 301'in kurbanlarına tanık oluyoruz. Son olarak Belge Yayınları'nın sahibi ve yönetici Ragıp Zarakolu, aynı 301'den mahkûm oldu. Oysa başta Garanti Bankası olmak üzere ATV ve diğer birçok reklam veren, bir gazetede de yer alan habere göre, son aylarda şişirilen futbol balonunun Türko'larını öylesine mekanik, duygusuz, akıl ve mantıktan yoksun, kaba güç makineleri olarak tarif ettiler ki, aynı yaklaşımı muhalif birinin sergilemesi halinde 301'in şerrinden kurtulması imkânsızdı. Onlar Türko'ları kaba, barbar, robotsu ve duygusuz olarak tarif ederken sermayenin de desteğini arkalarına aldıkları için çok rahat bir şekilde büyük bir iş başarmış ve dünyada Türklüğün propagandasını yapmış olurlarken nedense diğerleri de hep aşağılamanın peşindeler ya akıl mantık birazcık da başa demekten başka bir söz bulunamıyor.

Neyse ki, bütün gürültü patırdı bitti. Silahlar, havai fişekler, kornalar, sloganlar sustu da en azından birkaç insan daha ölümden kurtuldu. Birkaç ağıt daha az yakıldı, akıl ve sağduyudan yoksun lümpen kitlenin taşkınlık bahanesi ortadan kalktı.

Şimdi balon da patladığına göre acaba boyalı basın tekrar edebiyat, kültür ve sanatı aklına getirir mi diye düşünüyorum, ancak yine de yeterince umutlu olamıyorum. Mutlaka yeni balonlar da sıradadır. Mesela turizm. Yaz geldiğine göre gözlere şenlik; TV ve gazetelerde bol bol bikinili, altsız üstsüz fotoğraflara doyacağız. Rus kızının cüretli dansı, yaşlı İngiliz kadının genç yağız bir delikanlımıza kaptırdığı abayı ve tabii ki Türk erkeklerinin müthiş cinsel performansı…

Ah tabii haşema ve din tüccarları da kapıda bekliyor. Günahlar ve sevaplar yazılacak yeniden, dünyanın sonunu getirecek olan çıplaklığın kara fetvaları verilecek, sanatın içine tükürülecek, hükümeti eleştiren yazarların mikrofonlarını kapatmaya çalışacak birileri; tıpkı geçtiğimiz günlerde yazar Latife Tekin'in Karabük'te başına gelenler gibi…*

Sonra sorular sorulacak eylül-ekim aylarına doğru tekrardan neden halkımız kitap okumuyor; edebiyat, kültür sanata ilgi göstermiyor diye… Yayıncılar kaldıkları yerden satılmayacaklarını bile bile harıl harıl kitap yayınlamaya devam edecekler, sıcaktan beyni sulanmış halkımıza birer sonbahar serinliği olarak yeni hafif romanları sunacaklar, hiçbir zaman ağırlaşamamış olan sıradan konularıyla…

MaviMelek olarak aslında biz de tatil yapmak istiyoruz. Nasılsa hepiniz bir yerlere kaçacaksınız, bunu biliyoruz. Ancak durup dinlenmeden yeni sayılarımızı hazırlamak ve yeterince eğlendirici olamadığımızı bile bile ciddi konularımızı tatil yaptığınız yerlere kadar taşımak görevimiz olmaya devam edecektir.

İyi okumalar diler, 28. sayımızda buluşmak üzere diyorum…

* http://www.bianet.org/bianet/kategori/bianet/107961/akpli-belediye-baskani-hukumeti-elestiren-latife-tekini-konusturmadi

Sayı: 27, Yayın tarihi: 29/06/2008

hasan@mavimelek.com

MaviMelek | Retorikler | Öyküler | Şiirler | Derlemeler | Gökçeyazın | Denemeler | Hezeyanlar    ©2008 MaviMelek            website metrics