MaviMelek
"Yaşamını boşaltmış bir kişi, kanalların kirli sularının üzerinde yansıyan görüntüsünden başka bir yerde, daha iyi tanıyabilir mi kendini?" - Kanallar / Demir Özlü

[Öykü]"Geceyi Öldüren Kız" | Betül Erhan

Geceyi Öldüren Kız | Bayram Armutcı

"BABASININ KIZIYDI O,
MARX OKURDU"

Sokaktaki sesler kesildi. Bir tek ocakta kaynayan çayın sesi var. Telefonun prizini çekti. Radyoda Stevie Wonder çalıyor. Genç kızken ağlayarak dinlerdi. Duyargaların sonuna dek açık olduğu günlerdi.
Annesi, “Sınav öncesi heyecanını ancak müzik dinlemek giderir senin,” derdi.
Sonraki yıllar bir dehlize girmiş gibiydi.
Geceyi birçok erkeğin koynunda geçirmiş olduğuna bir ara çok hayıflanmıştı, ama artık hiç düşünmüyor.
Doktora gittiğinde “istersen hiç uyuma” demişti.
“Böyle doktor da hiç görmedim,” demişti annesi.
“Doktor bir de sen DEJA VU yaşamışsın” demişti. Ansiklopediden bakmıştı anlamına. Bir yerdeyken orada daha önce bulunma duygusu…
Hiç fikri yoktu.

Peki bu karışık fikirlere dalıp dalıp gitmeleri...
Sir Isaac Newton Tanrı vardır demişti, oysa o Marx'ı okumuş Tanrı'nın olmadığına inanmıştı.
Şimdilerde ise bayağı dua ediyor sokaktaki kedilere, köpeklere.
İnsanlar sonra. Güveni kalmadı ki onlara. Aklına Jean Paul Sartre geliyor çayını yudumlarken, Cehennem Başkalarıdır, ne denli doğru?
Gece ilerledi.

Kapı çalındı, polis üniformalı iki kişi içeriye kartlarını gösterip daldılar. Kitapları yerlere fırlatmaya, çekmeceleri darmadağın etmeye başladılar. Bir şey söylemek isterken, “Sizi emniyete götürmemiz gerek” dedi bir tanesi.
“Nedir suçum?”
“Devleti devirme işi, bilirsiniz çok iyi.”
“Telefon edebilir miyim?”
“Olur, kısa olsun.”

“Aslı ben ablan, beni tutukluyorlar, lütfen kedimi al ve ona iyi bak olur mu? Korkma, elbet bir gün sona erecek bunlar.”

Gece ölüm gibi çöktü birden. Uyumanın ölüme benzemesinden, uyuyamıyordu, ölümü hiç sevmezdi ama ona direnir, onla aşık atardı.
Aşık atmalarının cezası mıydı bu?
“Babasının kızıydı o, Marx okurdu” derdi annesi. Freud ve diğerleri.
İşte o da kitap kurdu olup çıkmıştı. Kitaplar onun ikinci derisiydi. Şimdiyse yerdeydiler bu ahmaklar yüzünden.

Babası o daha çok küçükken trafik kazasında ölmüştü. Ölümün ayırtına sonraları varmış, babasının resimlerine bakarak avutmuştu kendini. Uyumayınca babasıyla bir bütün oluyor, ona merhaba diyordu sanki. Hassastı. Bazen annesine bile kızardı. “Niye uyuyorsun? Kalk, o burada yaşıyormuş gibi yapalım.”

Sonra doktorlar ve ilaçlar. Ve toparlayınca, çok verimli bir 4 yıl. İsmini tanıyordu herkes. Cesur kız diyorlardı.

Bacakları biraz birbirine karışıyor, ağzı buruşuyor, mırıldanmaya başlıyor.

Üçü çıkıyorlar. Gece gündüze doğru yola çıkıyor.

~~~
Sayı: 50, Yayın tarihi: 31/03/2011
MaviMelek | Retorikler | Öyküler | Şiirler | Derlemeler | Gökçeyazın | Denemeler | Hezeyanlar    ©2008 MaviMelek            website metrics