MaviMelek
Hermes Kitap
"Eğer yürüdüğünüz yolda güçlük ve engel yoksa bilin ki o yol sizi bir yere ulaştırmaz." Bernard Shaw

["Hayal Pusulası"]"Şimdi Umut Çığların Altında…" | Akın Olgun

Şimdi Umut Çığların Altında… | Yves Klein

"BİZDENSİN, HOŞ GELDİN"

İçinizde kalan yarımlığın gözle görünen tek hali yüzünüzde kalan kırık fay hatlarıdır. Her kırılmada geçirdiğiniz sarsıntılardan kabuslar doğar. Uyku arası karabasanların aslında uyanıkken boğazınıza sarıldığını ve üzerinize çöken ağırlığın ve üstünüze üstünüze gelen korkunun, boğazınızın içinde takılı kaldığını yaşamak hep bir an meselesidir.

Kendinizi korumak için hazırladığınız tüm kalelerin, aslında kumdan olduğunu, öylesine esen bir rüzgârın yıkıp geçerken gözlerinizi kalelerden kalan kumların doldurduğunu anladığınızda artık geçici bir körsünüzdür… İşte bu körlükle el yordamıyla yolunuzu bulmaya çalıştığınızda kafanızı duvarlara vura vura kanatırsınız. Ilık bir kan dudağınızın arasından dilinize ve nihayet yüreğinize kendi tadını bırakır…

Kuşatılmışlığınızın gölgeleri dolanır etrafınızda… Bu gölgelerin pususunda şarjörünüze doldurup tüm iyi niyet mermilerinizi, tetiğe basarak sıkar sıkar ve sıkarsınız… Tükendiğiniz yerde namluyu yüreğinize dayayıp son kurşunu, tetiğe avazınızın çıktığı kadar haykırarak basar, yollarsınız… Yaşam, yaşadıklarınız gözlerinizin önünden öyle bir akar ki ölürken bile içinizde bir ukdenin kaldığını duyumsarsınız…

Ziyan ettiğiniz tüm güzellikler sevgi ormanına bir yangın olarak düşer… Elleriniz kollarınız bağlı yangını seyreder, yaşamınızın, emeklerinizin yanıp kül olmasına göz yaşlarınızın kimsesizliğinde tanıklık edersiniz…
Yangının içinden "öldüren cazibe"nin kahkahalarını duyar, boynunuzu acımasız bir celladın ellerine bırakırsınız… Artık siz siz değilsinizdir… Beyninizin kör noktasına yerleşen virüsler bu kahkahanın ortasında çılgınca dans eder…

Her zıpkın yediğinizde ölmeyip ayakta kalmayı başaran asi bir korsan oluşunuz da yorulmuştur artık. Yaralarınızı saracak ellerinizin dermansızlığı belinizi büküp kamburlaştırdığında, herkes sırtınıza binmek için, bir uzun eşek oyunu örgütleyeceklerdir. İşte o zaman yediğiniz her şeyi zıkkım edip kendinize, bir keşiş gibi dileneceksiniz orta yerde.
Elleriniz boştur… Bomboş…
Yüreğiniz artık terk edilmiştir…
"Kimsesizleri önce kendileri terk eder"miş, bunu da boynunuza bir yafta asarak yollara düşer, ibreti alem için dolanırsınız… Herkes sizi mecnun sanır… Oysa siz artık meczupsunuzdur…

Artık kirliliğin kralları önünüze kırmızı halılar serer… "Bizdensin, hoş geldin" derler… Hoş bulduk demeniz yeterli olacaktır… Orta yerinizden ikiye bölünür dimdik ayakta kalmak için bacaklarınıza yalvarırsınız… Bacaklarınız yüreğinize, yüreğiniz beyninize yalvarır… Kaburga kemiklerinizin çatlama sesleri kulaklarınızda yankılanır… Yüreğiniz isyandadır… Ve tüm isyanlar bastırılmaya zorunludur… Bilirsiniz, bile bile direnirsiniz… Bir uçurum kenarından aşağıya bakar… "Tamam işte bu uçurumun boşluğu beni kabul edecek tek yerdir" der kendinizi o boşluğa huzur içinde bırakırsınız…

Hızla düşersiniz…
Gökyüzünün maviliğine asılı kalan bulutlardan son bir hayal kurarsınız… Bir iz, bir işaret ararsınız bulutların şekillerinden… Güneşin ışıkları milyarlarca uzaklıktan gözlerinizi alır ve bulutların içlerinden bir bulut ağlar, göz yaşları yüzünüze düşer… Çatlayan dudaklarınızdan bir isim çıkar… Son sözünüz zamanın boşluğunda yitikleşir gider…

Oysa baharları bekliyordu tüm güzellikler… Açılmamış tomurcuklar sabırsızlanıyordu… Yaşamımıza baharlar ektiğimizi sanırken, karşı dağlardan çığlar kopuyordu.
Şimdi umut çığların altında…
Yüreğim, gözlerim…
Şimdi umudum üşüyor…
Şimdi göz yaşlarım buzlu…
Şimdi umudum üşüyor…
Artık üşüyen benim…
Yapayalnızım…
Yapayalnızız…

Sayı: 26, Yayın tarihi: 30/05/2008

akinolgun@mavimelek.com

Başa dön

MaviMelek | Retorikler | Öyküler | Şiirler | Derlemeler | Gökçeyazın | Denemeler | Hezeyanlar    ©2008 MaviMelek            website metrics