MaviMelek
Hermes Kitap
"Hiçbir şeyin hiçbir şeyliği gibi bir şeydim. Bir ara / Hiç kimselerin tutmadığı oyunlara giderdim." Pepüs / Edip Cansever

["Hayal Pusulası"]"İlişik İlişkiler" | Akın Olgun

İlişik İlişkiler | Sinan Çakmak

"KİRLETİLİYORSUNUZ;
HİÇ HABERİNİZ OLMADAN"

Her köşede bir gözyaşı, her köşede bir inleme duyuluyor. Dokunduğunuz her yaradan irin akıyor. Parçalanmışlıklar, mutsuzluklar, güvensizlikler kol geziyor. Saflık ve temizlik ruhlardan alınıp yem ediliyor ego-kolik yaşamlara. Doğrular bir bir terk ediyor insanları. Sonra sevdikleri, sevdaları, arkadaşlıkları…

Nereye sırtınızı dayasanız aynı soru karşılıyor sizi: "Ne işi yapıyor, kaç para kazanıyorsunuz?" İş ve kazandığınız parayla ölçülüyor ilişkiler. Kıskançlıktan tuzaklar kuruluyor, ayaklar kaydırılıyor; iftiralar, dedikodular birbirine eşlik ediyor. Herkes, herkes hakkında konuşuyor, iğdiş ediliyor hayatlar. Röntgenci gözler dikizliyor özelinizi. İnanılmaz bir hızla yüz maskeleri değişiyor. Mimikler, tebessümler, iltifatlar, selamlamalar; ama her şey beynin içinde dolaşan tilkilerin kurduğu oyunun bir parçası gibi…

Önce şikâyet ediyor, sonra alışıyorsunuz. Kanıksadıkça bunun parçası oluyor, aynı yüzsüzlüğe dahil oluyor, kendinize maskeler hazırlıyorsunuz. Ya da her şeyden kaçıyor kapandıkça kapanıyorsunuz kendinize. Ne kadar uzaksanız o kadar temiz kalıyor, ne kadar yakınsanız o kadar kirleniyorsunuz, kirletiliyorsunuz.
İdeallerinize saldırılıyor önce, içi boşaltılıyor, sonra en hassas yerinizden vuruluyorsunuz. Onlar gibi olma zorunluluğu dayatılıyor önünüze. Sahtekârlık bu ilişik ilişkilerin eğlencesi ise, bu eğlencenin kurbanı her zaman iyilik oluyor. İyi kalmayı başarmak yaşamda ustalık istiyor. Art niyetsiz sevmek, çıkarsız davranmak, olduğun gibi olmak öyle zor ki…
Dost sohbetleri, haraç mezat dedikodu sofralarında satılıyor mesela. Satılıyorsunuz yani hiç haberiniz yokken.
Sustukça üstünüze geliyorlar.
Yok saydıkça çıldırıyorlar.
"Koynumda yılan beslemişim" demeye vakit kalmadan sokuluyorsunuz mesela.
Yani…
"Herkes kendi ahlaksızlığını aklıyor bir başkasının ahlakından."

Herkes çirkefliğini, iki yüzsüzlüğünü, başkasının temizliğinde yıkıyor.
Kirletiliyorsunuz; hiç haberiniz olmadan.
Paranoyak beyinlerin ürettiği fantezilere ekleniyorsunuz mesela.
Duygu verip, karşılığında ihanet alıyorsunuz.
Dostluk verip, sırtınızdan bıçaklanıyorsunuz.
Paylaşıyorsunuz hayatınızı, bir bakmışsınız paylaştıklarınız çalınıyor.
Artık mayına basmamak için her adımınızı, kendinizle yüzlerce kez hesaplaşarak atıyorsunuz.
Öğreniyorsunuz düşe kalka, kafanızı kıra kıra.
Öğreniyorsunuz yaralarınızı saklamayı, kan kussanız bile kızılcık şerbeti içtim demeyi.
Öğreniyorsunuz yaşadığınız her anın aslında çok değerli olduğunu.
Öğreniyorsunuz 'her yerde hep beraber' dememeyi.
Öğrendikçe güçleniyor, güçlendikçe korunuyor, korundukça temiz kalıyorsunuz.

Arınıyorsunuz her pislikten. Yaşam size sesleniyor, artık onu duyuyorsunuz. Anlamlandırıp tüm güzellikleri, onunla yaşayıp onunla üretiyorsunuz ve çevrenize ördüğünüz duvarlara çarpıp geri dönüyor kötülükler.

akinolgun@mavimelek.com

Başa dön

MaviMelek | Retorikler | Öyküler | Şiirler | Derlemeler | Gökçeyazın | Denemeler | Hezeyanlar    ©2008 MaviMelek            website metrics