MaviMelek
Yüxexes
"Öteki dünya yoktur. Biz zaten ordayız. Bu dünya öteki dünyadır. Dolayısıyla, bu dünyanın sonu olmayacak. Başka dünya da olmayacak." J. Baudrillard

"İsa… Muhammed… Tanrı" - Educator

İsa… Muhammed… Tanrı

"HAYATTAN HİÇBİ ŞEY UMMUYORUM..."

-Ebeveynler... Anne ve babalarımız. Sevgililerimiz gibidir. Onların yanında ne kadar fazla kalırsak o kadar sorun olur. O kadar kavga gürültü olur. Sevişmediğimiz sürece, dedim.
- Ailemle sevişemem, dedi eleman.
Yanılıyordu, onlarla da sevişilebilirdi aslında. Ama bu sırrı ona vermedim. Kendisi bulsun istiyorum. O kadar küçük biri ki ne yapacağını bilmiyo şu anda. Sevgilisinden ayrılmış aylar önce; ama telefon konuşmaları sürüyor. Ben bi şey demiyorum ona. O anlatıyo ben
susuyorum. Anlatıyo susuyorum. İçiyoruz anlatıyo. Anlattıkça içiyoruz, içtikçe anlatıyo bıkmadan… ben duymuyorum o konuşuyo. Soru sormuyo anlatıyo, içiyoruz.
Eve gidiyorum zamanı gelince düşünüyorum. Uykusuzluk... beynimin içinde geziyo, kafamda sabaha kadar filler düzüşüyo. Sanki birbirleriyle değil de beynimle sikişiyo… Ağrı kesici haplar, uyku ilaçları, uyuşturucular, nafile; uykusuzluk dibe vuruyo ben tavan yapıyorum...
"Hayattan hiçbi şey ummuyorum" yazıyodu mezar taşında ve "hiçbi şeyden korkmuyorum..." Özgürüm... Haklı özgür artık Tanrı'nın oğlu.... Düşünüyorum sanrılar gözümün önünde ya da günler sonra uyku kafamın içine geliyo, ama hatırlıyorum.
İsa'yı çarmıha geriyorum, Muhammed'in ağlarını kuruyorum ve onu kurtarıyorum. Tanrı'dan plaket alıyorum... Götüme sokuyorum... Rüya işte, benim rüyamdan ne bekleyeceksiniz ki! Uyanıyorum. Saatin kaç olduğundan haberim yok...
Telefonuma elimi atıyorum, kapanmış... Şarjı arıyorum fişe takıyorum, açıyorum, pin kodu ve açılış mesajı...

"EDUCATOR"

Bekleme... Mesajlar geliyo, bakmıyorum, kimden olduğunu bilmiyorum... Uzanıyorum. Midem sırtıma yapışmış vaziyette bi sigara yakıyorum. Sanki günlerdir içmiyomuşum gibi ardından bi tane daha... Saate bakıyorum, sanki telefonumu elime almamı istermiş gibi telefon çalıyo...
- Alo!
- Alo!
- Alo!
- Alo!
- Uzatmayalım…
- Bence de…
Telefonu kapatıyorum.
Tekrar arar.
- Alo!
- Neden kapattın?
- Uzatmayalım, dedim. Sen de bence de, dedin. O yüzden kapattım...
- Ben alo kelimesini uzatmayalım dedim, ama neyse…
- Tamam. Ne istiyosun, ne söyleyeceksin ya da ne saçmalayacaksın?
- Sadece merak ettim...
- Saçmalama kapatmam gerek...
- Kapatma...
- Saat kaç...
- Yedi.
- O kadar oldu mu yaa... tarih ne peki?
- Ayın 25'i…
- Lanet olsun bugün işe gidecektim ben...

Kafam allak bullak oluyo. En son ne zaman içtiğimi hatırlamaya çalışıyorum. Oradan kaç gün uyuduğumu bulmaya çalışıcam... Telefonu masaya bırakıyorum. Düşünüyorum. Telefondaki ses bi şeyler söylüyo... Alıyorum elime.

- Keser misin! Burada bi şey düşünüyorum...
Dit dit dit dit...

Kapatmış...

Kimdi acaba, diye düşünmeye başlıyorum. Midem spazm geçiriyo. Ben yatakta uzanmış bu acının keyfini çıkarıyorum. Evet ben mazoşist bi adamım ya da evet ben adam bile değilim. Hatta hatunun tekine sordum "beni neden seviyosun" diye o da "sen olduğun için" dedi. "Ama ben bi hiçim," dedim. Sustu...
Niye anlattıysam bunu. Neyse yazmış bulundum bi kere. Dışarıya çıkıyorum canım çok sıkkın her zamanki gibi bi şey mi diye aklımdan geçiyo ama hayır değil. Aklıma çok şey geliyo. Ve tüm bunların hepsi canımı yakıyo... Ve elime bi jilet geçiyo... Hayır bu bir intihar
girişimi değil. Sadece bir deneme. Yaşayıp yaşamadığıma dair. En fazla olacak şey, kesilecek bir damar ve bir peçete yetecek... kısa bir zaman sonra geçecekti...
Kesiyorum... Kan akıyo, kırmızı... Aklıma şarap geliyo. Peçeteyle tutuyorum kesik yeri... Herhangi bi tekele giriyorum. Bi şişe Biricik... Yanında 500 ml gazoz... oturuyorum, içiyorum. Peçeteyi kaldırıyorum, kan durmuş, geçmiş... Pıhtılaşmış olan yeri elimle zorluyorum. Tekrar kanıyo... Evet renk uyumu çok güzel, şarap ve kan...
Bitiyo... Kan ve şarap olduğum yerde sızıyorum, hissediyorum. Uyku modunda
değilim ama... Tekrar İsa'yı çarmıha geriyorum, Muhammed'i kurtarıyorum...
Tanrı'yla şakalaşıyoruz...
Görmek istediğim rüyaları görüyorum. Kontrol ediyorum. Annemi görüyorum, öpüyorum... İsa'yı... Muhammed'i.... Tanrı'yı... Annemi... Kendimi... Ölüyorum...

Diğer Öyküler

MaviMelek | Retorikler | Öyküler | Şiirler | Derlemeler | Gökçeyazın | Denemeler    ©2007 MaviMelek            website metrics