MaviMelek
"Bomboş, korkarak altımdan döşemenin kaymasını bekliyorum. Kaymıyor, ama hep tetikteyim, bekliyorum." - "Bodur Minareden Öte" / Yusuf Atılgan

[Hezeyan] "Kırık Düş-mece" | Sultan Yavuz

Kırık Düş-mece | Kara Çizme

"DUDAĞIMIN KENARINDAN BİR VEDA TÜRKÜSÜ YAPTIM SANA"

Ruh saatimi geriye almayı unutmuşum. Bu günlerin karanlığı bundandır; yeteri kadar gün yüzü görmemekten. Hadi erken gel, perdelerimi aç, ışık dolsun içeri. Bir sinek kuşu sol kanadını dayasın sol yanağıma. Tütünsüz saatlerle gelme sakın; bırak mavi-gri düşler, yenilmişlik tahtımızın dumanlı tacı olsun. İlhan İrem'den pelerin yaptım sana; Don Quijote'tan kılıç.

Soylu prensim, içkisiz de gelme sakın; boş ver ayılmış günleri. Bırak boşalan şişeler hiç gitmediğimiz denizlerin imdat mektupları olsun. Sözcüklerden gemi yaptım sana; mürekkebimden pusula.

Asi korsanım, enstrümansız gelme sakın; bırak azgın melodilerimiz, hiç tatmadığımız tenlerimizin müstehcen çığlıkları olsun. Carmen'den kastanyet yaptım sana; Don Juan'dan gitar. Dünyayı ateşe vermeye yetecek kadar güçlü bir tutkuyla kutsa beni ve sigaramı yak aynı amansız alevin elleriyle.

Yanmış adam, maskesiz gelme sakın; bırak doğalcılık oyunu diğerlerine kalsın. Joker yüzün avuçlarıma aksın, en sevdiğim yapay gülümsemen dudaklarıma. En makyajlı ifadenle öp beni, en karanlık, en donuk bakışlarınla ısıt ruhumu. Ellerimden tabanca yaptım sana, susuşlarımdan göz yaşartıcı bomba.

Al Capone'um, garantici gelme sakın; bırak “b” ve “c” planları acemilere kalsın. Büyük hüsranlara gebe tek uçuş bizimki olsun. Soğukkanlılığını kalbime as, öfkeni göz bebeklerime. Eskitilmiş sandalyelerden şölen hazırladım sana, unuttuğum repliklerden tek kişilik komedi.

Olmaz işlerin yönetmeni, yapımcıyla gelme sakın; bırak kader bahtsızlara kalsın. Fantezilerin kasıklarımı yorsun, saçlarının at kuyruğu beni hiçliğe koştursun. Dik başlılığın gururumu yerden yere vursun, alaycılığın alaycılığımı unuttursun. Sade'dan kırbaç yaptım sana, sol göğsümden itaatkar amazon.

Celladım benim, “son isteksiz” gelme sakın; bırak vicdansızlık adalet yanlılarına kalsın. Keskin bıçağın yüzlerimizi orantısız ayırsın, kalplerimizi iskambil kâğıdına yazsın. Tek seferde değil, binlerce darbeyle öldür beni. Al, sesimden ip yaptım sana, kabullenmişliğimden kurban.

Mezarlık bekçim benim, tarihli gelme sakın; bırak vakti olanlar kayıt tutsun. Hiç yaşamamışım, uyduruktan bir mezarmışım gibi olsun. Törenime saksağan senfonisi ve Çağrılmamış Yakup eşlik etsin. Vur insan hamuruma kazmanı, ört üstünü yalanlarımın. Mersin dalından mendil yaptım terine, hiç bitmeyen şarabımdan susuzluğuna pınar.

Yorgun işçim benim, örgütlenerek gelme sakın; bırak grev hakkı yenilmez ruhların olsun. Yılgınlığın içimi eksiltsin, kira bedelin bedenime sayılsın. “Tuzla felaketi” olalım, ölümün her yüzü yalnızca ben. Kemik erimesinden çelik yaptım sana, karamsarlığımdan iş saati.

Siyasim benim, legal gelme sakın; bırak yasalar işine gelenlerin olsun. Pimi çekilmiş bir el şakası gibi tutalım birbirimizi ve bir ana haber gaddarlığıyla sunalım mağlup cenklerimizi. Suçlu sensin, suçlusu ben. Garanticiliğimden jurnalci yaptım sana, vicdanımdan işkenceci.

Mahkumum benim, ceza süreni yatarak gelme bana, bırak beklemek “Büyük Umutlular”ın işi olsun. Ağzımdan tünel kaz, rahmim ışığın olsun. Vaktimiz de yok, kaçmalıyız şimdi. Cebimizde Atlantis haritası, elimizde Pandorasa'nın şakacıktan verilmiş anahtarıyla. Chopin'den kutu yaptım sana, Bob Dylan'dan kilit.

Koleksiyonerim benim, müzayede saatlerinde gelme sakın; bırak “bir sigara içimlik yolda yüzüm”* kalın enseli kötü adamlara kalsın. Annesinden ayrılmak zorunda kalan bir köpekçik gibi bakayım ardından, yıkılmış bir krallığın son taşı gibi ağıt yakayım. Aynı olsan bile, senin hep eşsiz olduğuna inanan son saf kalayım. Dudağımın kenarından bir veda türküsü yaptım sana, hiç yaşanmamış aşklardan son dize.

Ey ölü sevicim benim, mahcubiyetini duvara asmadan gelme sakın, bırak pişmanlıklar yaşayamayanların olsun. En saf, en gerçek haliyle yaşamışız ve hiç pişmanlık duymamışız gibi sev beni. Kesip attığın saçlarımı bağrına ser, çürüttüğün beyaz ten yatağın olsun. Gönlüm sana cimri değil, al kime istersen ver. İç çekişlerimden yol yaptım sana, vazgeçmişliğimden pasaport.

* Can Irmak Özinanır

~~~
Sayı: 43, Yayın tarihi: 24/12/2009

Başa dön

MaviMelek | Retorikler | Öyküler | Şiirler | Derlemeler | Gökçeyazın | Denemeler | Hezeyanlar    ©2008 MaviMelek            website metrics