MaviMelek
"Dünyaya hiç gelmemiş olsam ne eksik kalırdı? Varlığım ne işe yaradı?" - Melekler ve Kumarbazlar

[Sinema-Müzik] "İki Sert Film: Melekler ve Kumarbazlar, Bornova Bornova"
Neslihan Perşembe

Melekler ve Kumarbazlar

"SORUNLARINI ÇÖZMEYE ÇALIŞTIKÇA DOLANAN, KİLİTLENEN BİREYLER"

Ertekin Akpınar'ın senaryosunu yazıp yönettiği Melekler ve Kumarbazlar ve İnan Temelkuran'ın senaryosunu yazıp yönettiği Bornova Bornova tokat gibi çarpan, iki sert film. Bahsettiğim tokat sadece seyirciye atılmıyor. Filmlerin karakterleri tokatlanmış; benlikleri, hayatları çarpılmış kişiler. Peki neden? Melekler ve Kumarbazlar'da bunun nedeni 17 Ağustos 1999, Bornova Bornova'da ise 12 Eylül 1980 depremi. İki depremin de yıllar sonrasında yarattığı karamsar bir tablo çizilmiş. Depremin dışta yarattığı yıkım görülmekte, zaman da alsa onarılmakta. Bu sarsıntı sonrasındaki deprem dalgası? Benliklerdeki yıkıntı şiddetle dışa vurduğunda diğer kişilerde var olan tahribat? Hele de kıyılarda (gençlerde) oluşan tahribat… Ruh sağlığı bozuk insanlar patlayacakları zamanı bilmeyen bir bombaya dönüşmekte, daha da kötüsü birbirlerine değerek ezici bir çığ gibi yuvarlanmakta.

Karakterlerin kafalarında kurduğu senaryolar…

İki film de taşrada geçmekte; Adapazarı ve İzmir. Filmlerdeki karakterlerin üretim ilişkileri içindeki yerleri bu taşralılığı daha çok vurgulamakta. Ve bu taşra içinde mahalleli olma durumu daha çok Bornova Bornova'da hissedilmekte; birbirini takip eden, istekleri doğrultusunda yakıştırmalarda bulunanlar. Diyalog kurulduğunda, yakın temasa geçildiğinde hiç de göründüğü gibi olmayan kişiler. Melekler ve Kumarbazlar'da takip etme durumu başkalarına değil daha çok bireyin kendisine yönelik. Depremin yarattığı travma etkisiyle oluşan zedelenmeler, yaralar bir türlü iyileşmemekte ve kayıplar unutulmamakta, kişiler daha bir içine kapanmakta. Ve filmlerin senaryosu içinde iletişimsizliğin göstergesi olarak, karakterlerin kafalarında kurduğu senaryolar…

Filmleri birleştiren diğer bir nokta da karakterler arasında bol küfürlü konuşmaların geçmesi. Küfür, karakterlerin karşı çıkmalarında kendilerini ifade ettikleri nerdeyse tek yol olarak gerilim unsuru yaratmakta. Çoğunun sığındığı diğer bir şey de alkol, daha genç neslin uyuşturucu ancak tüm karakterlerde değil.

Melekler ve Kumarbazlar'daki klasik görüntü anlayışı, Bornova Bornova'da kimi yerlerde deneysel bir bakış açısına yerini bırakmış. Bornova Bornova'da perdeden değil, vizörden izliyor izlenimine kapılıyorsunuz.

Yıkımların kişilerde yarattığı travmalar

Bornova BornovaDarbe etkisiyle oluşan zedelenmeler, yaralar, kırıklar… “Dünyaya hiç gelmemiş olsam ne eksik kalırdı? Varlığım ne işe yaradı?” Bu soruları Melekler ve Kumarbazlar filminin deprem sonrasında hayatını makul bir şekilde sürdürmeye gayretli karakteri, hem de doğurganlığı barındıran bir kadın soruyor. ‘Ateş düştüğü yeri yakar' sözünün haklılığını doğrularcasına yıkımların kişilerde yarattığı travmalar şaşırtıcı değil. Bu yüzden karamsar bakış açısını yadırgamamalı mı? Kalemini de kullanan iki yönetmenin çekeceklerini umduğum yeni filmlerini ve daha da önemlisi bakış açılarını merak ediyorum.

Fakülteden arkadaşımız Ertekin Akpınar'ın ilk filmi gerçek hikâyelere dayanmakta. Kendisi de 17 Ağustos 1999 depreminin yıkıcı etkisinin yaşandığı Adapazarı doğumlu ve sanırım üniversite yaşamına kadar orada yaşamış ve bağını da koparmamış. İkinci filmini yöneten İnan Temelkuran, İzmir Bornovalı. Bir yapıt ortaya koyanların doğup büyüdükleri yerlerden yola çıkmaları kadar doğal ne olabilir? Bu dünyanın her yerinde görülen bir şey. Tanık olunan olayların yoğunluğu her zaman daha fazla olmakta. Ancak iki film de bir yere ait olmaktan ziyade yıkım sonrasındaki hayatlara ait bir dönemi yansıtmakta. Sorunlarını çözmeye çalıştıkça dolanan, kilitlenen bireyler.

Bekleyenler bir nevi piyango müptelası

Güzel bir gülüşü hazine kadar değerli görmekle birlikte film seçerken komedi, dram karşılaştırması yapmam. Ancak çözümsüzlük sarmalında yaşayan bireylerin yer aldığı bu iki filmi izleyince açıkçası bunaldım. Bu filmlerin niteliğini düşüren bir bunaltı değil tabii. Yansımanın gerçeği bu kadar mı vahim?

İki filmin karakterlerinin de umutları körelmiş ancak yine de yaşamlarını sürdürecek bir şans, bir beklenti içindeler. Beklemek… Kaybetmekle nasıl bir bağı vardır beklemenin? Parçalanmış hayatlarda dikkatinizi çeken unsurların başında ‘kaybetmek' ve ‘beklemek'le yüzleşmez misiniz? Kaybı keşfe çevirenler ve beklemek yerine harekete geçenler devinimin verdiği enerjiyle sonuca ulaşabiliyorlar. Hatta beklemeyenlerin bile şansı var ancak bekleyenler bir nevi piyango müptelası. İyi de insanlar nasıl bu hale geliyorlar? Attıkları adımların geriye doğru gitmesi için sistemli bir yapının kabuk bağlaması? Bu kabuk sert olunca kırılması için yapılan çoğu teşebbüs yıkıcı oluyor. Çünkü o kabuğu yırtmaya çalışanlar da bir o kadar kırılganlar.

http://www.yazarbozar.blogcu.com/

Melekler ve Kumarbazlar
Yönetmen: Ertekin Akpınar
Tür: Dram
Senaryo: Ertekin Akpınar
Görüntü Yön.: Vedat Demir
Müzik: Tolga Sunter
Yapım: 2009
Oyuncular: Cem Davran, Alp Korkmaz, Bülent Şakrak, Nail Kırmızıgül, İrem Altuğ, Macit Sonkan, Hakan Gerçek, Kutay Köktürk, Hakan Meriçliler

~~~
Sayı: 43, Yayın tarihi: 26/12/2009

Bornova Bornova
Yönetmen: İnan Temelkuran
Tür: Dram
Senaryo: İnan Temelkuran
Görüntü Yön.: Enrique Santiago Silguero
Müzik: Ferit Özgüner, Harun İyicil
Yapım: 2009
Oyuncular: Öner Erkan, Damla Sönmez, Erkan Bektaş, Murat Kılıç Ceren Demirel, Hasan şahintürk, Kadir çermik, Lale Temelkuran, Mehmet Fidan, Memetcan Diper, Mustafa Kırantepe, Nalan örgüt, Nazlı Gonca Vuslateri, Öner Ateş, Selen Uçer, Semih Can, Yağız Pala

Başa dön

MaviMelek | Retorikler | Öyküler | Şiirler | Derlemeler | Gökçeyazın | Denemeler | Hezeyanlar    ©2008 MaviMelek            website metrics