MaviMelek
Hermes Kitap
"Cennet millerce yüksekteymiş meğerse / Ve gizlenirsin, gizlenirsin, gizlenirsin / Ardına kahverengi ve uysal gözlerinin." Paranoid Eyes / Pink Floyd

[Editör'den] - Hasan Uygun Ölümüne Sadakat

"GEÇ GELEN MUTLULUK: Bir Yazarın Türkiye Macerası"

Bir yayıncı/editör bir kitabı ya da yazarı yayımlamaya karar verirken neleri göz önünde bulundurur?

Hepsine değinirsek uzun ve belki de sıkıcı bir makale konusu oluşacağı için, isterseniz birçok faktörün içinden birkaç tanesini seçerek işe koyulalım. Örneğin, yazarın eseri alanında önemli bir başvuru kaynağıdır. Akademi tarafından da onaylanmıştır. Ve hâlâ aksini iddia eden yoktur.

Yazar bir ya da birkaç konu hakkında yeni fikirler ileri sürüyordur. Bunlar okunması ve tartışılması gereken fikirlerdir. Sanat, siyaset veya gündelik hayat hakkındaki yeni yaklaşımlar, o eserin yayımlanması için bir neden olabilir.

1 Erkek Hakkında

Söz konusu olan eğer bir edebiyat eseri ise, yazarın dili ne kadar ustalıkla kullandığı ile hayal gücü arasındaki denkleme bakılır. Biri diğerinden eksik veya fazla, ama birbirine yetişebilir ve geliştirilebilir bir durum ise ortadaki, aradaki açık kapatılmaya çalışılır. Ancak hayal gücü ile sözdeki ustalık birbirini zaten bütünlüyorsa, o zaman o yazarın kitapları neden vitrinleri süslemesin?

Farklı bir dilden Türkçe'ye çevrilecek bir eser ise söz konusu, yayıncı/editör, eserin yurt dışındaki başarının izlerini sürer önce. Medyada yazara olan ilgi ne kadardır mesela? İlgili olduğu konuda ne kadar başarılı bir eserdir yazdığı? Kitapevleri ve kitap eklerindeki listelerde yazarın adı geçiyor mu? Geçiyorsa kaçıncı sıradadır?.. Ve bunun gibi daha bir sürü soru sorulabilir.

Futbol AteşiKampanyası bile yapılan bir yazar var ki, kendisi ve eseri yukarıda saydığımız bütün kriterlere uyduğu halde bir dönem Türkçe'ye çevrilemedi. Daha doğrusu çevrildi, ancak yayımlanamadı. Filmi de çekilen "High Fidelity - Ölümüne Sadakat" romanı ile parlamadan önce, "Fever Pitch - Futbol Ateşi" kitabını yayımlamıştı İngiltere'de. Futbol ve müzik camiasında sözü geçen önemli bir entelektüel olarak konularını da futbol ve müzikten seçmişti yazar. 1995 yılında yayımladığı "Ölümüne Sadakat" romanıyla bir anda satış listelerini zorlayınca doğal olarak Türkiyeli yayıncıların da ilgisini cezbetti... Tabii okurların da…

Sonra da "Türkiye'den hangi yayıncı Nick Hornby çevirisini yapar" diye gözler etrafı tararken, etkinliğini kaybetmiş bir yayınevinin mutfağında rastlandı Nick Hornby'nin çevirisine. Sözüm ona yayıncı biraz dardaydı, ancak çeviri hazırdı ve kitabın yayımlanması da an meselesiydi.

Düşerken

1957 doğumlu İngiliz yazarın 1995 yılında "Ölümüne Sadakat" romanıyla yakaladığı başarı 2000'li yıllarda dağılmaya yüz tutmuşken Türkiye'den bazı yayınevleri ısrarla ajansların kapılarını aşındırıyor, ancak ajanslar maalesef yazarın tüm telif haklarının satın alınmış olduğunu söylüyorlardı. Kimdi bu yayın haklarını satın alan yayıncı ve neden yazarın yayımlanmasını geciktiriyordu? Okurlarda huzursuzluk büyüyor, ama ortalıkta doğru dürüst bir şey söyleyen kimse yoktu.

İnternet üzerinden "Nick Hornby" Türkçe'de yayımlansın kampanyaları düzenlendi bir ara. Ancak 2004 yılına gelindiğinde "Ölümüne Sadakat" romanının yurtdışında yayımlanmasının üzerinden neredeyse on yıl geçmişti.

Bu kadar tutkuyla Türkçe'ye çevrilsin diye beklenen başka bir yazar oldu mu bilmiyorum; ama hislerim, bu tutkunun, biraz da bir anda boca edilmesiyle, yani 2005 yılında nur topu gibi beş Nick Hornby kitabının Türkçe'de yayınlanmasıyla ister istemez zayıfladığı yönünde. Çünkü okur hepsini birden hazmedemedi.

İyi de Nasıl?Uğrunda on yıl bekledikten sonra, "Ölümüne Sadakat" romanını daha içselleştirmeden, yazarın "Düşerken", "1 Erkek Hakkında", "İyi de Nasıl" ve "Hece Cümbüşü" isimli kitaplarıyla da tanıştı okur.

2006 yılında hız kesilmedi ve Nick Hornby'nin iki kitabını daha yayımladı Sel Yayıncılık. Biri yazarın 1992 tarihli ikinci kitabı "Futbol Ateşi", diğeri de 2000 tarihli "Speaking with the Angel - Melekle Sohbet".

Cambridge mezunu olan Hornby 1990'lı yıllarda, Time Out ve the Literary Review'de edebiyat üzerine yazarken aynı zamanda müzik ve futbolla da ilgilidir. Aynı zamanda sokakla da… "Ölümüne Sadakat" romanında, insanları müzik zevklerine göre sınıflandıran takıntılı bir adamın, Rob'un kararsız ruh hallerini anlatır yazar. Olgunluk çağı geldiği halde olgunlaşmamak için ayak direyen bir erkeğin, neden böyle davrandığı üzerinde kafa yorar romanında. Başarılı bir ilk roman olan "Ölümüne Sadakat" 2000 yılında sinemaya da uyarlandı.

"Futbol Ateşi"nde ise, kendini kaptırmış bir futbol fanatiği olan, Arsenal hastası bir gencin hayatını konu alır yazar. Kendisini entelektüel olarak tanımlayan; ancak futbola da hastalık derecesinde tutkuyla bağlı olan kahramanımızın takıldığı soru şudur: Hayat futboldan mı ibarettir?

Hece Cümbüşü

Tek ortak noktaları intihar istekleri olan dört kişinin çalkantılı hayatlarına ilişkin dokunaklı bir roman olan "Düşerken", yazarın futbol ve müzik dışındaki konularına da başarılı bir şekilde eğilebildiğini gösteren önemli bir romandır.

Bir genç ile yetişkinin korkularına odaklandığı "1 Erkek Hakkında Her Şey" romanında Hornby, büyümeyi, sorumluluk sahibi olmayı reddeden Will'in gözünden bekâr erkeklerin iç dünyalarına iniyor. Hüzünlü, ama gerçekçi sahnelerle betimlenen romanda, yaşından olgun olan 11 yaşındaki Marcus'un Will'le olan arkadaşlığından bir yaşam dersi çıkarmak da mümkün.

Yozlaşmış insan ilişkileri içinde evliliğin yerini sorguladığı "İyi de Nasıl" romanında Hornby, bireysel ile toplumsal olan arasındaki dengeyi bulmakta zorlanan bir adamın, David'in hikâyesini anlatır. Saldırgan ve huysuz bir mizaca sahip olan David'in bu davranışları karısının canına tak etmiştir ve sırf bu yüzden evlilik dışı bir ilişki bile yaşamıştır. Ancak huysuz kötü kocanın bir anda meleğe dönüşmesi de katlanılır bir şey değildir… Bu yüzden Katie'ye en büyük görev düşmektedir: Bu adama dengesini buldurmak!

Türkçe'ye 2005 yılında çevrilen "Hece Cümbüşü", yazarın okur kimliğiyle kaleme aldığı bir deneme kitabıdır. Kitap okuma nedenleri üzerine yoğunlaşıyor ve kitapları hayatımızda anlamlı kılan şeylerin izini sürüyor ironik bir dille. Kitap okuma eylemini, müzik ve sinemayla karşılaştırıyor ve neden bazı kitapları bir solukta okuduğumuzu, neden bazılarını da patlayarak sorusunun cevabını bulmaya çalışıyor tutkulu bir şekilde.

Melekle Sohbet

Hornby'nin Sel Yayıncılık tarafından Türkçe'de son yayınlanan kitabı "Melekle Sohbet" bir öykü seçkisi. Günümüzün avangard, genç İngiliz yazarlarını bir araya getirdiği kitabında Robert Harris, Melissa Bank, Giles Smith, Patrick Marber, Colin Eirth, Zadie Smith, Dave Eggers, Helen Fielding, Roddy Doyle, Irvine Welsh ve John O'Farrell'in öykülerini okumak mümkün.

Müzikten edebiyata, edebiyattan futbola, insan ilişkilerine, yetişkin ve ergenlik psikolojisine vb. daha birçok konuya değindiği kitaplarıyla Hornby, günümüz avangard yazınında önemli bir yer edindi. Kitapları birçok dile çevrildi ve 1999 yılında da E. M. Forster ödülünün sahibi oldu.

Geç gelen mutluluk aşkı öldürür mü bilmiyorum, ama 4-5 yıllık çetrefilli bir süreçten sonra Nick Hornby'nin neredeyse tüm kitaplarına yakın bir bölümünü Türkçe'de okumak, "Beklemeye değdi doğrusu" cümlesini de kurduruyor.

Not: Yazarın kitap konuları hakkındaki bahis, sadece Türkçe'de yayınlanmış kitaplarıyla sınırlıdır. Burada verilen tam bir bibliyografya değildir.

15/09/2007

hasan@mavimelek.com

Başa dön

Editör'den

Editör'den - "Bir Put Kırıcının Olgunluk Çağı / Irvine Welsh"

Editör'den - "Sisteme Direnen Şair"

Editör'den - "SimSiyah Kitaplar Her Cebe Sığıyor"

Akın Olgun / Avrupa Ajansı (Röportaj) - "Mavi Melek Sınırları Aşıyor..."

Editör'den - "Milliyetçilik ve Dil"

Editör'den - "Gündemin İçinden"

Editör'den - "Biz Edebiyat Yapıyoruz, Ya Siz? III"

Editör'den - "Biz Edebiyat Yapıyoruz, Ya Siz? II"

Editör'den - "Biz Edebiyat Yapıyoruz, Ya Siz?"

Editör'den - "Cümle Kapısı Edebiyat"

MaviMelek | Retorikler | Öyküler | Şiirler | Derlemeler | Gökçeyazın | Denemeler    ©2007 MaviMelek            website metrics