MaviMelek
Hermes Kitap
"Geçmişteki hayalleri yeniden görmek imkansız. Ancak özgürleştirerek geleceği kurtarabiliriz..." Pascal Quignard

[Gökçeyazın] "Mezarlık Gülleri" | Hasan Uygun

Mezarlık Gülleri

"BABA" MÜFREZESİNDEN KARA ŞATO'YA
İNCE BİR MIZRAK DARBESİ"

Bir sanatçının sanatı hakkında o güne kadar söylenmiş iyi sözlerin üzerine yenisini eklemedikçe, bilinen sıfatları tekrarlamak, boş bir çaba olmaktan öteye gitmez. Dolayısıyla boş işler ve ilişkilerden çok çekmiş biri olarak Erkin Koray'ı burada anmamızın nedeni onun sanatçı yönü değil, hikâyeci yanı. Her ne kadar yayınevini imla konusunda işe karıştırmama gibi radikal bir tavır alarak imla konusunda kendi bildiğini okumuş olsa da, biz hikâye anlatımının imlayı çok da gerektirmediğini varsayarak özünü kavramaya çalıştık anlattıklarının. Tabii özünü kavramaya çalışırken de bir anda soluk soluğa bir maceranın içinde bulduk kendimizi. Bir de gördük ki Erkin Koray'ın müzik macerası başlı başına bir hayat mücadelesiymiş meğer.

Hem de ne mücadele! Mesela, TRT'yle yıllarca süren mücadelesini anlatsak, Unkapanı'ndan yediği kazıklar gölgede kalır. Basında, yıllarca sanatı hiçe sayılarak hakkında yapılan yalan yanlış haberleri anlatmaya kalkışsak, siyasette yaşadığı hayal kırıklıkları güme gider. O yüzden, en iyisi biz bunları meraklı okurun kitapta keşfetmesini umut ederek Erkin Koray'ın hikâyeci kişiliğine dönelim yine.

Gerçekten de sürükleyici bir kitap “Mezarlık Gülleri”. Yıllardır gitar tutan o ellerin öylesine güzel kalem de tutması övülesi. Elbette şiir tadındaki şarkı sözlerini ayrı tutuyorum bu değerlendirmeden.

Kapağındaki alt başlığı da dikkate alırsak, hikâyeyle karışık bir dokümanter kitap “Mezarlık Gülleri”. Tabii dokümanter ifadesini görünce hikâyeyi bir tarafa koyup hayatına dair bilmediğimiz ne varmış diye baktığımızda, bir de baktık ki asıl hikâyeyi burada kurmuş sanatçı. Bu, yine hiçbir şeyi anlatmamış “Baba” ifadesiyle anlatılacak bir durum değil elbette; ancak hayatının bir çok ilk heyecanını, kırılganlığını, sanatçı naifliğini ya da bazen elinde olmadan kırdığı potları öğrenmek isteyen meraklı okura bu kitapta güzel bir sürprizi var Erkin Koray'ın. Eh, sürpriz dedikse, o zaman sürpriz özelliğini bozmayalım. Biraz daha merak salalım içinize. Okuyun efendim, “Erkin Baba” kolaycılığı hiç sevmez.

“Çiçek” gençliğinde bayağı memleket gezmiş Beatles'larla da tanışma şerefine nail olmuş biri olarak Erkin Koray'ın yurt dışı maceralı ayrı bir konusu tabii bu kitabın. Ve günümüz Türkiye'sinde böylesine bir fırsatı eline geçirmiş herhangi bir gencimizin (yani gençlerimizin %100'ü böyle bir tercih yapar demek elbette çok ağır bir ifade olacak; ama çoğunluğu bunu yapar demek de gerçeklerimizle yüzleşmek için kaçınılmaz) arkasına bile bakmadan topukladığını gördükçe helal olsun “Erkin Baba” demekten de alıkoyamıyoruz kendimizi. Ülkede dün ve bugün de yaşanan birçok olumsuzluğa rağmen, belki yurt dışında Türkiye'dekinden daha büyük bir kariyer elde etme imkanı varken müzik yapmak için ille de ülkesini seçmesi onun aslında hiç pes etmediğinin bir göstergesidir.

“Çiçek” gençliğinde çiçek çocukları da hakkıyla dinlemiş ve özümsemiş biri olarak siyaset işlerinin hep içinde bulunan Koray'ın günümüzde Türkiye'yi yönetmeye çalışanlara mesajları başlı başına bir konu “Mezarlık Gülleri”nde; ancak belki de bir çoğumuzun hayal kırıklığını çok güzel dillendirmiş olması bakımından burada alıntılamadan edemeyeceğimiz bir yazı var ki, bence bu tespite katılmamak elde değil.

“Burada Amerikan halkına bir mesajım var:
Şu anda Irak'ta bulunan asker kıyafeti içindeki vatandaşlarınız, bizim şarkılarıyla büyüdüğümüz Elvis Presley'lerin, Everly Brothers ve Rick Nelson'ların, Chuck Berry'ler ve Fats Domino'ların çocukları olamaz!
Biz benzetemedik!
Bunu bir nüfus dairelerinden araştırıp bize de söyler misiniz, bunların anneleri babaları kimler?
Bir de, zahmet olacak, siz ‘komşumuz' oldunuz artık, kardeşiniz Büyük Britanya şimdi bize biraz uzak kaldı. Bu sorumu Mr. Tony Blair'e de iletir misiniz?
Çünkü o da, The Beatles'ın, Pink Floyd'ların veya Led Zeppelin'lerin çocuğuna benzemiyor da!”

Elbette sevgili okur sanmasın ki bu yazıda bahsedilenle sınırlı bu kitaptaki hikâyelerin özü. Bu yazıda ne kadar bahsedilse içi dolmayacak bir şey var ki o da şudur; evet Erkin Koray gerçekten şaşırtıcı biri. Ve bir sanatçının olması gerektiği kadar da renkli.

Ha, kitapta bir de “Musta'nın Maceraları” kısmı var ki 32 kısım tekmili birden! Bence sadece “Musta'nın Maceraları” için bile okunabilir bu kitap. Bunu söyleyince şunu da açıklamak zorunda kaldık tabii, evet Mutsa, Erkin Koray'ın hayatındaki en değerli, hatta ruh ikizi diyebileceğimiz arkadaşı. Kitapta ayrı bir yer teşkil bu maceralar. Tabii hiç olmayan arkadaşlıklar, beraberlikler de isnat edilmiş Koray'a… Hem de çokça. Basının marifeti tabii!

Evet, lafı daha fazla uzatmadan bu yazıyı kestirme bir biçimde bitirmenin en son yolu olarak diyebilirim ki, insan Erkin Koray'ı görmek isteyenler için bir kılavuz olmuş “Mezarlık Gülleri”. Doğrusunu kitaptan öğrenebilirsiniz.

Mezarlık Gülleri / Hikâye
Erkin Koray

Başa dön

 

Gökçeyazın

MaviMelek | Retorikler | Öyküler | Şiirler | Derlemeler | Gökçeyazın | Denemeler    ©2007 MaviMelek            website metrics