MaviMelek
Hermes Kitap
"Bir bebek gibi, ölü doğmuş, / Boynuzlu bir hayvan gibi / Bana uzanan herkesi yırtıp attım." Bird On The Wire / Leonard Cohen

[Sinema-Müzik]"Karanlık Sözler: Müzikte Yabancılaşma Ve Noir Üzerine Bir Deneme VI"
Emre Karacaoğlu*

Leonard Cohen

"VE YARIN GELMEYECEK Kİ VE BUGÜN BURADA DEĞİLDİ Kİ"

"There are children in the morning
They are leaning out for love
And they will lean that way forever

Sabahleyin çocuklar var
Sevgi için kollarını açmışlar
Ve sonsuza kadar öyle kalacaklar"

Romantik bir aşk baladı olsun ya da majör tonlarda ritmik bir şarkı olsun, bestelerinde "yabancılaşma"yı daimi bir motif olarak kullanan bir diğer üstat: Leonard Cohen.

Kanadalı Yahudi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Cohen, babasını dokuz yaşında kaybetse de babasının kendisine vasiyet ettiği yüklü gelir sayesinde daha gençlik yıllarından itibaren çok sevdiği edebiyatla ve müzikle ilgilenebilme şansını rahatça elde etti. 15-16 yaşlarında gitar çalmasını öğrendi ve kendi country-folk grubu "Bucksin Boys"u kurdu. Daha o zamanlarda yazdığı şarkılarda bile ömrü boyunca eserlerini kıskıvrak kavrayıp bırakmayacak o karanlık hava duyulabiliyordu.

1956 yılında daha 22 yaşındayken ilk şiir kitabını yayınladı: "Let Us Compare Mythologies (Mitolojileri Karşılaştıralım)." Ama edebi kesimlerin ilk dikkatini çeken kitabı beş sene sonra ortaya çıktı: "The Spice-Box of Earth (Dünya'nın Baharat Kutusu)." Ömrü boyunca savaş vereceği depresyon ve yalnızlık, bu kitabındaki şiirlerinin (aşkla beraber) temel konularıydı:

The Spice-Box of Earth

 

"I Wonder How Many People in This City

I wonder how many people in this city
Live in furnished rooms.
Late at night when I look out at the buildings
I swear I see a face in every window
Looking back at me
And when I turn away
I wonder how many go back to their desks
And write this down

 

Merak Ediyorum, Bu Şehirde Kaç Kişi

Merak ediyorum, bu şehirde kaç kişi
Mobilyalı odalarda yaşıyor
Gece geç saatte binalara bakıyorum
Her pencerede bana bakan
Bir yüz gördüğüme yemin ederim
Ve yüzümü çevirdiğim zaman
Merak ediyorum, kaç tanesi masalarına dönüp
Bunu yazıyorlar"

Ve aynı kitaptan "I Long To Hold Some Lady (Bir Kadına Sarılmayı Özledim)"de:
"I long to hold some lady
For my love is far away,
And will not come tomorrow
And was not here today
Bir hanımefendiye sarılmayı özledim
Çünkü sevgim o kadar uzaklarda ki
Ve yarın gelmeyecek ki
Ve bugün burada değildi ki."

Görkemli Kaybedenler

 

60'lı yılların başında Yunan adası Hydra'ya taşındıktan sonra bir şiir kitabı ve ilk roman denemesinden sonra günümüzde artık bir klasik statüsü kazanan ve hatta 60'ların en iyi deneysel romanlarından biri kabul edilen "Beautiful Losers (Görkemli Kaybedenler)"ı kaleme aldı (birinci tekildeki romanda başkahraman, "hiçbir zaman yeterince sarhoş, yeterince fakir, yeterince zengin olamayan" ve kendini bir aşk üçgeni içinde bulan bir "kaybeden"dir). Ve 1967'de Amerika'ya taşındıktan sonra da profesyonel müzik kariyeri başlamış oldu. O zamanki hippi hareketi ve genel çok sesli psychedelic rock hareketi içinde Cohen'in karanlık sözleri ve bariton sesine dayalı müziği bulunduğu ülkede çok ses getirmese de Kanada ve Avrupa ona kulak verdi. Amerika Iron Butterfly'ın "In-A-Gadda-Da-Vida"sıyla uçup dans ederken Cohen'in intihar, depresyon ve mutsuz aşk üzerine kurulu ilk albümü "Songs of Leonard Cohen"'in onlara pek bir şey ifade etmemesi anlaşılabilir. Yazıya girişte alıntıladığım, "yarı-deli" bir kadının anlatıldığı "Suzanne" şarkısıyla Cohen, kendini ve aşk anlayışını dinleyenlerine tanıtıyordu:

 

"Suzanne takes you down
To her place near the river
You can hear the boats go by
You can spend the night beside her
And you know that she's half crazy
But that's why you want to be there
And she feeds you tea and oranges
That come all the way from China
And just when you mean to tell her
That you have no love to give her
Then she gets you on her wavelength
And she lets the river answer
That you've always been her lover
Suzanne nehir kenarındaki
Evine götürüyor seni
Geçen tekneleri duyabilirsin orada
Geceyi de onun yanında geçirebilirsin
Ve yarı deli olduğunu bilirsin
Ama zaten bu yüzden orada olmak istersin
Ve sana ta Çin'den gelen
Çay ve portakallar ikram eder
Ve tam ona verecek bir sevgin
Olmadığını söyleyeceğin anda
O senin frekansını yakalar
Ve nehir senin adına
Hep onun sevgilisi olduğunu söyler"
Songs of Leonard Cohen

1969 senesindeki albümü "Songs From A Room"da yaşadığı yabancılaşmada biraz özeleştiri yapabilmiş bir adamın sesini duyarız. Klasikleşmiş "Bird On The Wire"da:

Songs From A Room

 


"Like a baby, stillborn,
Like a beast with his horn
I have torn everyone who reached out for me

 


Bir bebek gibi, ölü doğmuş,
Boynuzlu bir hayvan gibi
Bana uzanan herkesi yırtıp attım."

Songs Of Love & Hate

 

Konumuz olan psikozu eksen aldığımızda belki de kariyerindeki en çarpıcı "kaybeden" parçası, onlarca müzisyen tarafından yeniden yorumlanan efsane "Famous Blue Raincoat"tur. Sözleri bir mektup metni şeklinde olan şarkı, karısını elinden alan arkadaşını affettiğini vurgulayan bir yakarıştır. Affetmeyi bırakın, Cohen tam bir "görkemli kaybeden" edasıyla karısının "gözlerindeki sıkıntıyı" sildiği için adama teşekkür bile etmektedir:

"...
And what can I tell you my brother, my killer?
What can I possibly say?
I guess that I miss you, I guess I forgive you
I'm glad you stood in my way

If you ever come by here, for Jane or for me
Your enemy is sleeping, and his woman is free

Yes, and thanks, for the trouble you took from her eyes
I thought it was there for good so I never tried

...
Ve sana ne söyleyebilirim ki kardeşim, katilim?
Ne söylemem mümkün ki?
Sanırım seni özlüyorum, sanırım seni affediyorum
Yolumda durduğun için teşekkür ederim

Eğer buraya Jane ya da benim için gelirsen
Bil ki düşmanın uyuyor ve onun kadını artık özgür

Evet ve teşekkürler, gözlerinden o sıkıntıyı aldığın için
Ben onları daimi sandığım için uğraşmamıştım"

The Future

1979 senesinde Phil Spector'ın prodüktörlük yaptığı ve kendisinin "grotesk" olarak tanımladığı "Death of A Ladies Man" albümü olsun, 80'lerin moda sound unu yakalayan 80'li yıllar albümleri olsun bütün albümlerinde sözlerinden, sözlerindeki karanlık tondan asla taviz vermedi, Cohen. Zamanımıza yaklaşan tarihlerdeki albümlerinde savaş, siyaset gibi konulara kara, satirik mizahıyla değinirken bile hiç kimseye uymayan, duruşundan ödün vermeyen tutumunu sürdürdü. "Natural Born Killers"da duyduğumuz "The Future" albümündeki "Democracy" parçasından bu hiciv örneği:

"...
And I'm neither left or right
I'm just staying home tonight

...
Ne solcuyum, ne sağcıyım ben,
Bu gece evde oturuyorum sadece"

Dear Heather

 

 

Depresyonla yetişkinlik yılları boyunca da mücadele ettiğini söyleyen şair 1994 yılında Los Angeles'taki Mount Baldy Zen merkezine yazıldıktan sonra 2001 yılında bir Budist rahip olarak merkezden ayrıldı. Yaşının ilerlemesiyle birlikte hayatla artık daha barışık olduğunu söylese de geçen sene yayınladığı "Dear Heather" albümünde bile elini eski tarzında yazmaktan alıkoyamamış. "Because Of"da:

 

 

"Because of a few songs
Wherein I spoke of their mystery,
Women have been
Exceptionally kind
To my old age
They make a secret place
In their busy lives
And they take me there
They become naked
In their different ways
And they say,
'Look at me, Leonard
Look at me one last time'
Then they bend over the bed
And cover me up
Like a baby that is shivering

Gizemlerinden bahsettiğim
Birkaç şarkı yüzünden
Kadınlar istisnai olarak
Nazikler yaşıma
Dolu hayatlarında
Gizli bir yer açıyorlar
Ve beni oraya götürüyorlar
Değişik şekillerde
Çırılçıplak kalıyorlar
Ve diyorlar ki
'Bana bak, Leonard
Bana son bir kez daha bak'
Sonra yatakta eğiliyorlar
Titreyen bir bebek gibi,
Beni sarıyorlar"

 

* Yüxexes, Mayıs 2007

Başa dön

MaviMelek | Retorikler | Öyküler | Şiirler | Derlemeler | Gökçeyazın | Denemeler    ©2007 MaviMelek            website metrics