MaviMelek
Hermes Kitap
"Kim ne derse desin ben bu günü yakıyorum / Yeniden doğmak için çıkardığım yangından." Edip Cansever

[Öykü]"Bitmeyen Aşk Yanılsamalarımdan İkinci Atık" - Leyla Süslü

Bitmeyen Aşk Yanılsamalarımdan İkinci Atık

"AŞKIN KÖPEKLEŞME TARİHİ"

Aylardan temmuz. Çok sıcak bir gece yarısı terk ediyorum Butterfly'ı. Cesedin kollarımda, sığınıyorum tanrıların dağına. Ayın ışıltısı yayılıyor karanlık dağların arasından, ama yetmiyor yüzünü aydınlatmaya. Yüzün, gözlerin karanlık içinde. Metanetli bir bakış yerleşiyor yüzümün ortasına. Yıldız ormanına dalıyorum. Kocamış çamların kokusu sarıyor ince ve hafif engebeli dağ yolunu. Terler boşalıyor tenimin tüm gözeneklerinden. Yakıcı bir acı bırakıyor geride. Dinlenmek için seni toprağın üzerine bırakıyorum. Alnımda birikmiş terleri siliyorum elimin tersiyle. Nefes nefese bir çam ağacına yaslanıyorum. Sağ elimi göğsüme dayıyorum. Islak bir sıcaklık yayılıyor elimden.

İnce ince akan kanımın parmaklarımın arasından toprağa damlayışını işitiyorum. Tişörtümü çıkarıyorum. Kanayan yere bastırıyorum. Ayakkabı bağcıklarımı çözüyorum. Birbirine bağlıyorum. Kanayan yeri tamponluyorum.

Ay ışığı çarpıyor alnına. Yüzünün yarısı aydınlanıyor. Acıyla kasılmış bir halde yüzüne bakıyorum. Dikiyorum gözlerimi gözlerine, derin uykundan her an uyanacakmışsın gibi. Sana sıkıca sarılıyorum. Bir nem bulutu sarıyor gözlerimi, birikiyor göz pınarlarımda. Yağmur olup düşmüyor. Cırcır böcekleri araya giriyor.

Kollarından tutuyorum. Çalılıkların arasından sürüklüyorum bedenini. Su sesi yayılıyor geceye. Ses büyüyor, siliyor cırcır böceklerinin sesini. Bir belediye aydınlatması çıkıyor karşıma. Eski küçük bir köprü beliriyor tam karşısında. Altında su damlacıkları ay ışığı ile yıkanmış, dans ediyor tarihle. Pembe, beyaz zakkum ağaçları sıralanıyor harabeye dönmüş köprünün arkasında. Acımsı bir koku karışıyor geceye. Görüntüler bomba gibi patlıyor beynimde. Dayanamıyorum, yumuyorum gözlerimi sıkıca. Suyun sesine odaklanıyorum. Kararlılıkla kollarına yapışıyorum. Hiç bakmıyorum yüzüne. Zar zor taşların arasında sürüklüyorum ıslak, berelenmiş bedenini.

Büyük tanrıların arşınladığı dağın tepesine milim milim ilerliyoruz. Saatler süren tırmanış sonrası zirveye ulaşıyorum. Tüm bedenim çalıların açtığı çiziklerle dolu. Seni kayaların arasına bırakıyorum . Nefes nefese yanına çöküyorum.

Yüzüne bakıyorum.

"Neden yaptın?" diye soruşun çınlıyor kulaklarımda. Sorduğun sorunun birinci tekil şahıstan ikinci tekil şahısa kayışını izleyen hayret dolu bakışlarım beliriyor.

Yüzümü yüzüne yaklaştırıyorum.

Ah anlamalıydın geç kalmış soruna geç kalmış yanıtlar vermeyeceğimi!

Ben saliselerin peşinde koşarken, sen neden hoyratça harcadın yıllarımızı?

İşte her şey bitti. Dün gece öldün. Kendim de hayret ettim bu ölüme. Ölüm apansız gelir derler ya. Yalan! Her gece öldürdüm seni rüyalarımda. Sabah uyandığımda yaşıyordun. Kalbinin atışını hissediyordum her hücremde.

Ve o gece…

Kalbinin sesi yankılanmadı hücrelerimde. Anladım öldüğünü. Bu çıldırtıcı acıyla kavruldu hücrelerim. Başımı göğsüne yasladım. Koca bir oyuk oluştu içimde. Tatsız bir boşlukta salındım tüm gece. Gözlerim yarı açık sabaha kadar cansız yüzüne baktım.

Güneş denizin üzerinde yükseldi. Dalgalar arşınladı kıyıyı. Gözlerim terk etti gözlerini.

Tenine dokunmuş parmaklarım daldı toprağın derinliklerine. Yeterli derinliğe ulaştığında kollarından tuttum. Seni ebedi yatağına yatırdım. Soğumuş dudaklarına bir öpücük kondurdum. Üzerine her toprak atışımda rahatlıyordum. Gündüz düşleri beliriyordu zihnimin derinliklerinde. Toprağın altında kayboldun. Toprağı ayaklarımla sıkıştırdım. Kayalığın ucuna doğru ilerledim. Yere oturdum. Ayaklarımı boşluğa saldım. Cebimden bir sigara çıkardım. Deniz pırıl pırıl. Keyifle sigaramı tüttürdüm. Aşkın köpekleşme tarihinin de bir sonu varmış, anladım o an. Yaşam her hücremde varlığını hissettirdi. Kanım hızla akmaya başladı. Elimi göğsüme bastırdım. Kanamam durmuştu. Eski bir yara belirmişti sol tarafımda. Artık acı yoktu uykusuz gecelerde. Büyük bir coşkuyla kayalıklardan aşağıya doğru yürümeye başladım. Çok eski tanıdık bir kelime döküldü dudaklarımdan.

Aşkım!

imgelem@mavimelek.com

 

Diğer Öyküler

MaviMelek | Retorikler | Öyküler | Şiirler | Derlemeler | Gökçeyazın | Denemeler    ©2007 MaviMelek            website metrics