"İsa… Muhammed… Tanrı" - Educator"HAYATTAN HİÇBİ ŞEY UMMUYORUM..."-Ebeveynler... Anne ve babalarımız. Sevgililerimiz gibidir. Onların yanında ne kadar fazla kalırsak o kadar sorun olur. O kadar kavga gürültü olur. Sevişmediğimiz sürece, dedim. "EDUCATOR" Bekleme... Mesajlar geliyo, bakmıyorum, kimden olduğunu bilmiyorum... Uzanıyorum. Midem sırtıma yapışmış vaziyette bi sigara yakıyorum. Sanki günlerdir içmiyomuşum gibi ardından bi tane daha... Saate bakıyorum, sanki telefonumu elime almamı istermiş gibi telefon çalıyo... Kafam allak bullak oluyo. En son ne zaman içtiğimi hatırlamaya çalışıyorum. Oradan kaç gün uyuduğumu bulmaya çalışıcam... Telefonu masaya bırakıyorum. Düşünüyorum. Telefondaki ses bi şeyler söylüyo... Alıyorum elime. Kapatmış... Kimdi acaba, diye düşünmeye başlıyorum. Midem spazm geçiriyo. Ben yatakta uzanmış bu acının keyfini çıkarıyorum. Evet ben mazoşist bi adamım ya da evet ben adam bile değilim. Hatta hatunun tekine sordum "beni neden seviyosun" diye o da "sen olduğun için" dedi. "Ama ben bi hiçim," dedim. Sustu...Niye anlattıysam bunu. Neyse yazmış bulundum bi kere. Dışarıya çıkıyorum canım çok sıkkın her zamanki gibi bi şey mi diye aklımdan geçiyo ama hayır değil. Aklıma çok şey geliyo. Ve tüm bunların hepsi canımı yakıyo... Ve elime bi jilet geçiyo... Hayır bu bir intihar girişimi değil. Sadece bir deneme. Yaşayıp yaşamadığıma dair. En fazla olacak şey, kesilecek bir damar ve bir peçete yetecek... kısa bir zaman sonra geçecekti... Kesiyorum... Kan akıyo, kırmızı... Aklıma şarap geliyo. Peçeteyle tutuyorum kesik yeri... Herhangi bi tekele giriyorum. Bi şişe Biricik... Yanında 500 ml gazoz... oturuyorum, içiyorum. Peçeteyi kaldırıyorum, kan durmuş, geçmiş... Pıhtılaşmış olan yeri elimle zorluyorum. Tekrar kanıyo... Evet renk uyumu çok güzel, şarap ve kan... Bitiyo... Kan ve şarap olduğum yerde sızıyorum, hissediyorum. Uyku modunda değilim ama... Tekrar İsa'yı çarmıha geriyorum, Muhammed'i kurtarıyorum... Tanrı'yla şakalaşıyoruz... Görmek istediğim rüyaları görüyorum. Kontrol ediyorum. Annemi görüyorum, öpüyorum... İsa'yı... Muhammed'i.... Tanrı'yı... Annemi... Kendimi... Ölüyorum... |

Onların hiç mevsimi olmadı...