45. Sayımızla Merhaba,
Kendisinin, hikâyelerinin yanında önemli olmadığını bilen biriydi o. Bu yüzden yazarlık, onun, yaşamının içinde durmadan büyüttüğü, yücelttiği bir durumdu. “Benim edebiyat gerçeğim budur.” diyordu Sevim Burak, kendi yazarlığını anlattığı “Hikâye ya da İmge ya da Tansık” başlıklı Yeni Dergi’nin 1966 tarihli 19. sayısında yayımlanan yazısında. Kendisini anlamayanlara karşı kırgın, sancılı bir yaşam sürdü. Az üretti, ama yazdıkları hâlâ aşılamadı.
Bu sayımız da bir Sevim Burak’ı anma ve anlama denemesi… 46. sayıda Bilge Karasu’yla buluşmak dileğiyle. MaviMelek Edebiyat
~~~
Hello to all with our 45th issue,
She was a person who knew she wasn't important when compared to her stories. For that reason, writing was a state in her life that she overstated and exalted. "This is my reality of literature," said Sevim Burak, in the article she wrote for the 19th issue of Yeni Dergi, titled "Hikâye ya da İmge ya da Tansık (Story or Image or Wonder)". She led a resentful and painful life towards the ones who were not capable to understand her. She gave a few works but what she wrote has not yet been surpassed.
This issue of ours is a try for rememberence and understanding of Sevim Burak.
Wishes to come together with Bilge Karasu on 46th issue. MaviMelek Illustrated Literature Magazine
Aykırının
Ayrıntının
Ayrıksının Sesi…
«Kim bilir, her şeyin, neden böyle kötü olduğunu bilemeyeceğim – sebeplerini hiçbir zaman bulamayacağım için yazıyorum. Yazmamın asıl sebebi, belki, kendi özümdendir.» Sevim Burak